KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/10349 E., 2020/1575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; borca itirazlarını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince, ispatlanamadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile senet metninde iki farklı vade bulunduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde; senedin üst bölümünde "ödeme günü" olarak gösterilen kısımda 15.09.2017 tarihinin yazıldığı, düzenlenme tarihinin bononun alt bölümünde 15.03.2017 olarak ifade edilmesinden sonra, bu tarihin ayrıca bono metninde vadeyi gösteren bölümde tekrar edildiği görülmektedir.
6102 sayılı T.T.K.nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağı belirtilmiştir. Ancak düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarı çift vade anlamına gelmez. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/10349, K. 2020/1575, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama