KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/10380 E., 2019/12909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza ) 07/03/2019 tarihli ve 2019/17 esas, 2019/37 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza) 28/03/2019 tarihli ve 2019/19 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/06/2019 gün ve 94660652-105-55-7431-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2019 gün ve KYB.2019-68793 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17/11/2017 tarihli taahhütnamede taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz miktarı hesaplanarak ayrı bir kalem halinde gösterilmediği,
bu konuda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi sebebiyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/10380, K. 2019/12909, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama