KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/10390 E., 2020/5237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda.
Ankara 19. İcra Müdürlüğünde 2017/8400 E.sayılı ilamlı icra takibinde 2012 model aracın karar tarihi olan 24/02/2017 itibariyle üretimi yapılmadığından, ifada imkansızlık olduğundan icra emrine itirazda bulunduğunu, aracın aynısı üretilmediğinden araç değeri tespiti için bilirkişilerce kıymet takdiri yapılması yerine, Ankara Ticaret Odasına sorulduğunu, bildirilen cevabın taraflara tebliğ edilmeden, alacak kalemi olarak girdikten sonra bakiye borç muhtırasının eki olarak Ankara Ticaret Odasından gelen cevabın gönderildiğini,
28/10/2017 tarihli Ticaret Odası tespiti usule uygun olduğu kabul edilse dahi bu tespitin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, usulüne uygun olarak tebliği edilseydi belirlenen değerin fahiş olması nedeniyle itiraz haklarını kullanabileceğini, bu hakkın kaybolmaması için icra mahkemesine işbu davayı açmak zorunda kalındığını, belirterek öncelikle usule uygun kıymet takdiri raporu aldırılmasını ve bu raporun usulüne uygun bir şekilde taraflarına tebliğinin yapılması ile İcra Mahkemesi'ne tespite itiraz dava haklarının kullanmalarının sağlanmasını,
Ticaret Odasının tespiti doğru ise taraflarına tebliğinin sağlanmasını ve İcra Müdürlüğü'nün yasaya aykırı olarak vermiş olduğu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu şikayetin kabulü ile aracın 2017 model eş değer 0 km araç olarak 85.650.00 TL değer tespiti yapılarak karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesine karşı istinaf yoluna başvurulduğu, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında; taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği suretiyle 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, borçlunun icra emrinin gereğini yerine getirmemesi halinde, hükmolunan taşınır veya misli, borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı, hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü
tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra, maddenin son fıkrasında; ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; şikayetçi borçlu tarafından borç muhtırasında araç için belirlenen 62.640.00 TL'ye itiraz edilmişken, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde aracın değerinin 85.650.00 TL olduğunun belirlendiği, borçlunun şikayetinde haksız olduğu, şikayette hukuki yararı olmadığı anlaşıldığına göre şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken şikayetçi borçlu aleyhine aracın değerinin itiraz edilen miktarın üzerinde bir değere hükmedilmesi ve bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/10390, K. 2020/5237, 22 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama