KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/11397 E., 2019/15061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi.
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Şikayetçi borçluların temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02....2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Temyiz, maktu vekalet ücretine ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),
2-Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde;
Şikayetçi borçluların icra mahkemesine başvurularında ihalenin feshini talep ettikleri, mahkemece işin esası incelenerek istemin reddine ve şikayetçi borçlunun para cezası ile mahkûmiyetine hükmedildiği, borçlular tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi.... HD'nin 31.5.2018 tarih, 2018/816 E. - 2018/1119 K. sayılı ilamı ile borçluların istinaf başvurularının reddi ile ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında; davanın reddine ve borçlular
aleyhine 53.100,00 TL para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, kararın borçlularca temyizi üzerine Dairemizin 18.4.2019 tarih ve 2018/13404 E. - 2019/6711 K. sayılı ilamı ile şikayetçi borçlulardan ... yönünden onandığı, diğer borçlu ... yönünden ise ihalenin feshi gerektiğinden bahisle bozulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi....
HD'nin 04.7.2019 tarih ve 2019/1329 E. - 2019/1389 K. sayılı bozmaya uyularak verilen kararı ile; şikayetçi ... yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile ihalenin feshine, diğer şikayetçi ... yönünden ise, bölge adliye mahkemesinin önceki kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ihalenin feshine karar verilmiş olmakla bu şikayetçi yönünden para cezasının infazına yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde, mahkeme şikayetçiyi, feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda; şikayetçi borçlu ... yönünden verilen şikayetin reddi ve para cezasına hükmedilmesine ilişkin karar Dairemizin 18.4.2019 tarih ve 2018/13404 E. - 2019/6711 K. sayılı ilamı ile kesinleşmiş olmakla birlikte, şikayetçilerden biri yönünden şikayetin kabulü ile ihalenin feshine hükmedilmiş olmasının, şikayeti reddedilen diğer borçlu aleyhine para cezası verilmesine engel olmayacağının kabulü gerekir.
Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yerinde ise de; kararın, şikayetçi ...’ye ilişkin 2. bendinin son cümlesinde yer alan para cezasının infazına yer olmadığına ilişkin kısmı isabetsiz olmakla birlikte anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, bölge adliye mahkemesi kararının Dairemizce resen düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/11397, K. 2019/15061, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama