KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/13362 E., 2020/6811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazı yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu şirketin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, yetkiye, imzaya ve borca itiraz ederek takibin iptalini istediği, ilk derece mahkemesince, imzaya itirazın kabulüne, tazminat ve para cezasının ise reddine karar verildiği, tarafların istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra mahkemesince imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, İİK'nun 170/4. maddesinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve %10 oranında para cezasından sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı olan bonoda alacaklı lehtar olup, borçlunun ise keşideci olduğu görülmektedir. Bu durumda, lehtar ile imzaya itirazı kabul edilen keşideci doğrudan ilişki içinde olduğundan, lehtar, keşideci imzasının adı muteriz borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bonodaki imzanın, borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı, borçluya karşı başlattığı takipte, en azından ağır kusurlu kabul edileceğinden tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması gerekir.
O halde, ilk derece mahkemesince; alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/13362, K. 2020/6811, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama