KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/134 E., 2020/256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi ihale alıcısının icra mahkemesine başvurusunda; ortaklığın giderilmesi suretiyle yapılan 12/10/2016 tarihli ihalede, şikayete konu taşınmazı aldığını, taşınmaz satışından KDV, Damga Vergisi ve Tapu alım satım harcı alınmaması gerektiğini ileri sürerek bu yöndeki talebinin reddine dair 19/01/2017 tarihli müdürlük işleminin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayetçi tarafından ödenen KDV, damga vergisi ve tapu harcının iadesine karar verildiği, karara karşı davalı Gelir İdaresi Başkanlığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, ihale konusu taşınmaza ilişkin KDV oranının %18 olduğu, Damga vergisi ve Tapu harcının ihale alıcısından alınacağı belirtilerek satış kararı doğrultusunda gerekli yerlerde ve vasıtalarla ilan edildiği, İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal sürede KDV oranı, Damga vergisi ve Tapu harcının şikayet konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi ihale alıcısı, ihale şartlarını bilerek ihaleye girmiş ve ihale konusu taşınmazı 12/10/2016 tarihinde sürdüğü pey ile almıştır. Söz konusu taşınmaz ihalesi kesinleştikten sonra ihale alıcısı 25/10/2016 tarihinde damga vergisi ve %18 oranında KDV ödemiştir.
Buna göre; herkes için kesinleşmiş olan “ihale şartları” çerçevesinde yapılan ihaleden sonra taşınmaz bedeline KDV, damga vergisi ve tapu harcı uygulanmaması talebinin icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceğinin kabulü gerekir.
O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi ve kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce başvurunun esastan reddine karar verilmesi, isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/134, K. 2020/256, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama