KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/14034 E., 2020/6291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte, borçlu İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek şikayetin kabulünü talep ettiği,ilk derece mahkemesince, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin kabulü ile öğrenme tarihinin 30/10/2018 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir.
Somut olayda, borçlu ... adına çıkartılan ödeme emri tebligatının incelenmesinde; “Muhatabın adreste bulunmadığından geçici olarak çarşıya gittiğinden evrak 7201 sy 21 uyarınca ilgili mahalle muhtarına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı, kapısına yapıştırılarak, imza vermeyen aydın okana komşusuna haber verildi” şerhiyle 14/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığına ve öğrenme tarihinin 30/10/2018 olduğuna dair mahkemenin tespiti yerinde ise de, borçlunun, 08/11/2018 tarihinde şikayet isteminde bulunduğu anlaşılmakla, öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda şikayetin reddine karar verilmesi gerekmekte olup, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olmakla, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/14034, K. 2020/6291, 2 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama