KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/2842 E., 2020/1249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, alacaklının talebi üzerine, 3. kişi konumundaki şikayetçi bankaya icra müdürlüğünce gönderilen müzekkere ile borçlunun adres bilgisinin talep edildiği, bu işleme karşı 3. kişinin mahkemeye başvurusunda, icra müdürlüğünce istenen bilginin müşteri sırrı olması nedeni ile buna yönelik icra müdürlüğü işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece şikayetin kabul edilmesi üzerine alacaklı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce şikayetin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 367. maddesi uyarınca, İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair isteyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeye ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.
Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca; “Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve bunların bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının yararlarına kullanamazlar. Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder."
Kanundaki bu kısıtlamalar bankaların mensupları ve diğer görevlilerin sıfatları nedeniyle öğrendikleri bankalara ve müşterilerine ait sırları ihtiyari ve keyfi olarak açıklamalarına engel nitelikte olup, cebri icrayı etkiler bir kısıtlama anılan maddede yer almadığından cebri icra kapsamında icra müdürlüğünce istenen bilgileri kapsamaz.
Öte yandan şikayet eden banka şikayete konu işlemin doğrudan yöneltildiği muhatap olup, yapılan işlem bankayı da ilgilendirdiğinden yapılan şikayette aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde şikayetin yukarıda izah edilen sebeplerle esastan reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi isabetsiz ise de yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibari ile doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/2842, K. 2020/1249, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama