KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/452 E., 2019/8011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip konusu bonodaki imzaya itiraz ettiği, mahkemece, İİK'nun 68/a-5. maddesinde yazılı meşruhatı taşıyan davetiyenin borçluya tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği, borçlu tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 27.12.2017 Tarihli 2016/25680 Esas - 2017/16309 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği,
bozma ilamı üzerine mahkemece davacı borçlunun yargılama aşamasında davadan feragat ettiğinden bahisle imzaya itirazın feragat nedeniyle reddine, icra takibi durdurulmuş olduğundan İİK’nun 170/3 maddesi gereğince takip konusu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca, imza itirazı reddedilen borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi ve aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için, icra mahkemesince yapılacak imza incelemesi sonucu imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması ve takibin ikinci fıkraya göre geçici olarak durdurulmuş olması gerekir.
Somut olayda, Dairemizin 27.12.2017 Tarihli 2016/25680 Esas - 2017/16309 Karar sayılı ilamı ile verilen bozma kararından sonra yürütülen yargılamada, mahkemece imza incelemesi yapılmadan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, borçlu aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/452, K. 2019/8011, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama