KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/5137 E., 2020/2201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu şirketin örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, şirket hakkında iflas erteleme davasında tedbir kararı verildiğini ileri sürerek takibin iptalinin, olmadığı takdirde durdurulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince, takip dosyasında şikayetçi borçlu şirket dışında diğer dava dışı borçluları da kapsar şekilde genel ifade ile hacizlerin kaldırılması ve takibin iptali yönünde yazılı şekilde sonuca gidilmesinin hükmün infazında tereddüt oluşturacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabülü ile şikayetçi borçlu yönünden konulan hacizlerin kaldırılmasına ve şikayetçi borçlu hakkında başlatılan takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinde; takip borçlusu şirket hakkında iflasın ertelenmesi davasında, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2013 tarih ve 2013/232 Esas sayılı ara kararı ile; “...alacaklılar tarafından hangi nedene dayalı olursa olsun yapılmış veya yapılacak olan tüm icra takiplerinin yapılacak takiplere ilişkin olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin durdurulmasına, bu kapsamda fiili haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmasının yasaklanmasına...” şeklinde tedbir kararı verildiği görülmektedir.
Somut olayda takibin, 24.09.2013 tarihli tedbir kararından sonra 01.11.2017 tarihinde başlatıldığı, tedbir kararı ile tedbirin devamına yönelik kararların incelenmesinde açılmış ve açılacak tüm takiplerin durdurulmasına ve 24.09.2013 tarihli tedbirin aynen devamına karar verildiği görülmüştür.
O halde, takibin iptalini içermeyen ve durma yönünde tesis edilen mahkeme tedbir ara kararının Bölge Adliye Mahkemesince yorumlanması mümkün olmayıp takibin durdurulması ile yetinilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/5137, K. 2020/2201, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama