KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/5189 E., 2020/2682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun, takip konusu senedin; teminat amacıyla verildiğini belirterek takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklı tarafından cevap dilekçesinde teminat senedi olduğu ikrar edildiğinden bahisle borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borca itirazın kabulü ile takibinin durdurulmasına, karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nun 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir.
İİK'nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
HGK'nun 14.3.2001 tarih, 2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince 23.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde senedin teminat senedi olduğu hususunun ikrar edildiğine dayanılmış ise de alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen ve delil olarak sunulan 24.07.2017 tarihli ibranamede takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf bulunmadığı gibi alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/5189, K. 2020/2682, 16 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama