KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/6036 E., 2020/3387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun meskeniyet iddiası ile hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, tarafların istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5295 ada 1 parselde kain, 5 nolu bağımsız bölüm üzerinde T.C. ...Bankası lehine 5/02/2013 tarihli ipotek kaydının bulunduğu, adı geçen bankanın 30/03/2017 tarihli cevabi yazısı ekinde ipotek resmi senedi ile konut finansmanı kredi sözleşmesinin gönderildiği, icra dosyasında yer alan 03.06.2016 tarihli yazı cevabında ise ...'in bankanın kredi borçlusu olduğunun bildirildiği görülmektedir.
Şikayete konu taşınmaz üzerindeki ipoteğe ilişkin resmi senette yer alan. “Türkiye ...Bankası A.Ş. Merkez ve Şubeleri, özellikle ...
Şubesi tarafından ... namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesaplardan, ..., doğmuş ve doğacak diğer diğer bütün borçlardan ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebeplerden bankanın merkez ve şubelerine karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının 180.000 Türk Lirasına kadar olan alacakları ... ipotek etmeyi kabul ediyoruz” şeklindeki kayıtlar nedeniyle, söz konusu ipoteğin, borçlunun kullandığı/kullanacağı her türlü kredinin teminatı olarak tesis edildiği ve dolayısıyla zorunlu ipotek olmadığı anlaşılmaktadır.
Resmi senette yer alan söz konusu kayıtlar karşısında, lehine ipotek tesis edilen T.C. ...Bankası A.Ş.'nin 30/03/2017 tarihli cevabi yazısında, ipotek sözleşmesi ekinde konut finasmanı kredi sözleşmesini göndermesinin sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda, ipoteğin zorunlu ipotek olmadığı ve şikayetçinin bankaya kredi borcu olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece, meskeniyet şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/6036, K. 2020/3387, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama