KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/6355 E., 2020/3411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı keşideci-borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair itirazları yanında, tedbir kararı gereği karşılıksızdır kaşesi basılmadığını, ibraz şartının gerçekleşmediğini, kambiyo vasfında olmadığını beyanla takibin iptalini talep ettiği, mahkemece taleplerin reddine karar verildiği, borçlunun süre tutum dilekçesiyle istinaf yoluna başvurduğu, gerekçeli istinaf dilekçesini yasal süreden sonra verdiği, bölge adliye mahkemesince süre tutum dilekçesi kapsamında kamu düzeni yönünden inceleme yapılarak oy çokluğu ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 808/1-b maddesine göre; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle) çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Bankaya süresinde ibraz edildiğinin, belge üzerine yazılan şerh ile ispat edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, takibe konu çekin muhatap bankaya ibraz edildiği, çek üzerinde iş bu çek mahkeme tedbir kararına istinaden işlemsiz iade edildiğine dair şerh bulunduğu ancak, ibraz tarihi bulunmadığı, takip tarihi itibariyle çekin 10 günlük sürede de bankaya ibraz edildiğinin kanıtlanamadığı görülmekle alacaklı TTK'nun 796 ve 808. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybetmiştir.
Bu durumda takip dayanağı belge kambiyo senedi vasfını taşımadığından (adi havale hükmünde) icra mahkemesince bu hususun İİK’nun 170/a maddesine göre kendiliğinden gözönüne alınarak ve öncelikle İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/6355, K. 2020/3411, 1 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama