KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/6743 E., 2020/4122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yolu ile ilamsız takipte; borçlunun yasal süresinde icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde borcu takipten önce ödediği iddiası ile borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla açtığı itirazın kaldırılması gerektiği iddiası ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu,
bölge adliye mahkemesince, “davanın kısmen kabulü ile itirazın asıl alacak miktarı olan 315.844,96 TL yönünden kaldırılmasına,takibin ödeme emri ile talep edilen asıl alacağa takip tarihinden ödeme gününe (300.000,00 TL’si yönünden ödeme günü 15.08.2016 olduğu kabul edilerek) kadar işlemiş faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti yönünden devamına, itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına davacının takipten önce işlemiş faiz alacağına yönelik davasının davalının takipten önce temerrüde düştüğü ispatlanamadığından reddine,
davalının 15.08.2016 tarihinde yaptığı 300.000,00 TL ödemenin dosya hesabında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına” karar verildiği, bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK'nun 68/1.maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
İcra takibine dayanak yapılan belgelerin, İİK.nun 68/1.maddesinde yazılı belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Ancak, borçlu, icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde, borç doğuran hukuki ilişkiye karşı çıkmayıp, itirazını sadece ödeme olgusuna dayandırdığına göre, artık itirazın kaldırılması isteminin icra mahkemesince incelenmesi sırasında, alacaklının dayandığı belgenin İİK.nun 68/1.maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek yoktur. Çünkü, anılan maddede yazılı belgelerle ispatlanacak olan hukuki ilişki ve borç olup, bu husus da kabul edildiğine göre ayrıca ispatına gerek bulunmamaktadır. Bu ilke HGK.nun 01/12/1985 tarih ve 1984/12-257 E.-984 K.sayılı kararında da aynen benimsenmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda, borçlunun yaptığı 300.000.00 TL tutarındaki ödemenin taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı ve söz konusu ödemenin ödeme emri tebliğinden önce, ancak takip tarihinden sonra 15.08.2019 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121. maddesi uyarınca, daha önce temerrüt gerçekleşmemiş olsa bile, alacaklı en geç takip tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, 300.000,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın kaldırılması isteminin reddi ile kalan 15.844,96 TL asıl alacak ve 10.591,62 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına, 15.844,96 TL asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/6743, K. 2020/4122, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama