KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/7264 E., 2020/3742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun, dosya hesabının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf talebinin yerinde olmadığı belirtilerek bir kısım davalı yönünden şikayetin pasif husumet yokluğundan, davalı alacaklı yönünden ise esastan reddine karar verilerek tüm davalılar lehine 906,00 TL’şer vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
HMK'nun 326. maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi, bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davada haklı çıkan tarafın, davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideri olup, sorumlusu yine HMK'nun 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.
Somut olayda; şikayet dilekçesinde bölge adliye mahkemesince pasif husmet nedeniyle şikayetin reddine hükmedilen SGK ve...Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün taraf olarak gösterilmediği, mahkemenin 12.7.2018 tarihli tensip zabtının birinci bendi gereğince şikayete konu sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan alacaklıların davaya dahil edilmesinin istendiği ve bu suretle adı geçenlerin davaya dahil edildiği, o halde davaya dahil edilmelerinde borçluya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesi’nce pasif husumet yokluğundan şikayetin reddine hükmedilenlerin davaya dahil edilmelerinde kusuru olmayan borçlu aleyhine vekalet ücreti takdiri isabetsiz olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/7264, K. 2020/3742, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama