KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/8106 E., 2020/5608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlamlı takipte borçlunun haczedilen taşınmazın İİK'nun 82/1-12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğu iddiasıyla haczin kaldırılması talebinde bulunduğu, mahkemece; şikayetin kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca yedi günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar.
Somut olayda; borçlunun adına kayıtlı 670 ada 258 parselde kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm taşınmazın tapu kaydına 15.10.2015 tarihinde haciz konulduğu, icra müdürlüğünce şikayete konu taşınmazın kıymet takdiri için yapılan 19.02.2016 tarihli kıymet takdiri keşif tutanağında borçlunun imzasının olduğu görülmektedir, bu durumda borçlunun şikayet konusu haczi en geç 19.02.2016 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, 16.03.2016 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonradır.
O halde mahkemece, şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/8106, K. 2020/5608, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama