KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/8200 E., 2019/10727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 08/04/2019 tarihli ve 2019/613 Esas - 2019/5777 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanun'un 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu vekilinin, dayanak bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve borcu bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bilirkişi tarafından borçlu ... imzaları incelenerek düzenlenen 25.06.2018 havale tarihli rapora itibar edilerek senetteki mevcut imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı gerekçesiyle imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Takibe dayanak bononun, borçlu ... tarafından imzalanmadığı alacaklı tarafın da kabulündedir.
İtiraz eden borçlu tarafından ...’nin vekil tayin edildiği ... 1. NoterIiği'nin 28/03/2014 tarihli ve 5780 yevmiye numaralı vekaletnamesinde vekile kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmediğinden imzanın aidiyeti alacaklı tarafından kabul edilen ...'nin borçlu adına kambiyo senedi düzenleyemeyeceği açıktır.
Dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına da hükmedilmemesi gerekirken; imza incelemesi yapılarak alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekirken doğrudan onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/8200, K. 2019/10727, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama