KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/8278 E., 2019/10955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi talebinin esastan reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin %10 u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2019 tarih ve 2018/2296 E.-19/818 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, şikayet konusu 369 parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 2.247.900,00-TL, satış bedelinin ise 2.250.000,00 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu görülmektedir. Bu durumda, şikayetçi borçlu yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Ancak, İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince, şikayetçi aleyhine ihale bedeli olan 2.250.000,00-TL nin %10’u olan 225.000,00 -TL oranında para cezasına hükmolunması isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesince yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/8278, K. 2019/10955, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama