KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/8943 E., 2019/13066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi, 68a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, imzaya itiraz üzerine, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 01.04.2013 tarihli raporda “...inceleme konusu senetteki borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli meteryal içermeyen, basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin bu meyanda ..... eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin” bildirildiği, bu rapor esas alınarak imzaya itirazın kabulü ile takibin durmasına ve alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği görülmektedir.
Toplanan delillere ve alacaklının yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmemesine göre, borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda imzaların borçlulara aidiyetinin tespit edilemediği bildirildiğinden ve dolayısıyla alacaklının senedi takibe koymada kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından, tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/8943, K. 2019/13066, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama