KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/9615 E., 2020/3244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlu şirketin, takibe konu ilamın tanıma ve tenfiz ilamı olduğunu ve kesinleşmeden takibe konu edilmesinin mümkün olmadığını, vekil varken asile icra emri tebliğinin usulsüz olduğunu belirterek takibin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile icra emrinin vekile de tebliği suretiyle takip işlemlerinin devamına, takip dayanağı ilamın kesinleşmesine kadar takibin durdurulmasına hükmedildiği, kararın alacaklıca istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesince takip durdurulduğundan alacaklının takibin iptali talebi ile yaptığı istnaf başvurusunda hukuki yararı bulunmadığı belirtilerek istinaf dilekçesinin reddine karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 308. maddesi gereğince; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre ise; kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
Öte yandan, davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK'nun 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
Somut olayda, alacaklı vekilinin 13.8.2018 tarihli cevap dilekçesinde, davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Alacaklı vekilinin bu beyanı davayı kabul anlamında olup, HMK'nun 308/2. maddesinde belirtilen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava da olmadığına göre Bölge Adliye Mahkemesi’nce, alacaklının kabul beyanı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istinafta hukuki yarar bulunmadığından bahisle istinaf dilekçesinin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/9615, K. 2020/3244, 20 Mayıs 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama