KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2019/9924 E., 2020/5189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine, ...
7. Aile Mahkemesi'nin 2015/653 E.-2015/776 K. sayılı kararı ve anlaşmalı boşanma protokolüne dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinde, tarafların protokol ile borçlu tarafından ödenmesi kararlaştırılan ancak zamanında ödenmeyen, maddi tazminat alacağının yanısıra yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücretinin ödenmesinin talep edildiği, borçlunun asıl ve birleşen dosyalarda icra mahkemesine başvurusunda; maddi tazminat alacağının takip alacaklısı tarafından talep edilemeyeceğini, diğer giderlerin de kendisi tarafından ödendiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece;
protokol ve alacaklının sunduğu belgeler doğrultusunda icra emrinde 28.581,00 TL olan yıllık eğitim öğretim ücretinin 9.581,00 TL'sinin iptali ile icra emrinde yıllık eğitim öğretim ücretinin 19.000,00 TL olarak düzeltilmesine, borçlunun 300.000,00 TL maddi tazminat alacağının doğmadığına ilişkin ve diğer şikayetleri ile birleşen 2016/1029 Esas sayılı şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Hukuk Genel Kurulunun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Somut olayda; takibe dayanak yapılan ilam; yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücreti yönüyle anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanması niteliğinde olup, kurulan hüküm eda niteliğinde değildir. Her ne kadar dayanak ilamda onaylanmasına karar verilen protokolde bu giderlerin borçlu baba tarafından ödeneceği yazılı ise de protokole ilişkin bu kısım mahkemece verilmiş ve ödemeye ilişkin bir karar değildir. Mahkemece bir işin yapılmasına ilişkin olmak üzere verilen eda hükmü içeren kararlar ilamlı icraya konu edilebilir. Takibe dayanak ilam, anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanması mahiyetinde olup, yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücreti yönüyle ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, dayanak ilamın yıllık eğitim öğretim ücreti, yıllık bakıcı ücreti ve bakıcı yol ücreti yönüyle eda hükmü içermemesi nedeni ile bu alacak kalemlerinin tahsili için ilamlı takip konusu yapılamayacağı dikkate alınarak bu kısımlar yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2019/9924, K. 2020/5189, 22 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama