KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/1192 E., 2020/2092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
18.05.2010 tarihli yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak 50.317,34 TL kira alacağı için borçlu aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin olarak alacaklının icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; ödeme emri tebliğ tarihine göre yasal 30 günlük sürede ödeme yapılmadığı gibi takibe itiraz da edilmediği iddiası ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesinin talep edildiği,ilk derece mahkemesince yasal sürede ödeme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda; ödeme emrinin borçluya 04.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği,borçlu tarafından cevap dilekçesi ekinde kira borcuna istinaden 51.000,00 TL'nin 06.05.2019 tarihinde ödendiğine ilişkin banka dekontu sunulduğu,bu ödeme hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.Yasal 30 günlük sürenin son günü olan 04.05.2019 gününün cumartesi gününe denk gelmesi nedeni ile takip eden ilk iş günü olan 06.05.2019 pazartesi tarihinde yapılan ödeme süresindedir.
O halde, yasal süre içerisinde asıl borç olan kira bedeli ödendiğinden kiracının temerrüdü gerçekleşmemiş olup ilk derece mahkemesince tahliye isteminin reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince de, başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/1192, K. 2020/2092, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama