KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/1350 E., 2020/1718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi talebinin esastan reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 309 ada 4 parsel 20 ve 21 numaralı bağımsız bölümlerin muhammen bedellerinin 200.000 TL olduğu ve aynı bedele satıldığı, dolayısıyla bu iki taşınmaz yönünden satış bedelinin, taşınmazların muhammen bedeli ile aynı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçi borçlunun, bu taşınmazlar yönünden, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur.
Mahkemece söz konusu taşınmazlar yönünden istemin zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına bu nedenle girilmemiş olunacağından şikayetçi borçlu aleyhine, bu taşınmazlar yönünden, para cezasına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/1350, K. 2020/1718, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama