KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/1447 E., 2020/3240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi borçlunun, yedi adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince; şikayetin reddine hükmedildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, A Blok 3 ve 14 nolu bağımsız bölümler yönünden İİK’nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haczin düştüğü, tüm taşınmazlar yönünden de İİK’nun 128/a-2. maddesi gereğince icra müdürlüğünce yaptırılan ilk bilirkişi raporuna esas keşif tarihine göre kıymet takdirinden itibaren 2 yıllık sürede satış yapılmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulüne, 11.01.2019 tarihli ihalelerin feshine karar verildiği görülmüştür.
A Blok 3 ve 14 nolu bağımsız bölümler yönünden temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HGK'nun 26.02.1992 gün ve 1992/70-130 sayılı kararında “satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı” benimsenmiştir. Ayrıca, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, icra müdürlüğünce 28.9.2016 tarihinde kıymet takdiri işlemi yaptırıldığı, ancak bu tarihte yaptırılan keşfe ilişkin bilirkişice hazırlanan raporda B Blok 1, 6, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin değer tespiti yapılmış olup, ihalesi yapılacak diğer taşınmazların unutulduğu, bu nedenle icra müdürlüğünce 07.6.2017 tarihi itibariyle kıymetin belirlendiği ek rapor alındığı ve bu ek raporda ilk raporda değerleri tespit edilen B Blok 1, 6, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin değerinin yeniden, önceki raporda değer tespiti yapılmayan A Blok 3 ve 14, B Blok 9 numaralı bağımsız bölümlerin ise ilk kez değerlerinin tespit edildiği,
kıymet takdir raporunun itirazsız kesinleştiği, taşınmazların tamamının 07.6.2017 tarihi esas alınarak belirlenen kıymetler üzerinden satışa çıkarıldığı
anlaşılmıştır. İcra müdürlüğünce aldırılan ilk bilirkişi raporu eksik olup ek raporla eksiklik tamamlandığından ve ihalede de ek rapordaki değerler esas alındığından, iki yıllık sürenin, icra müdürlüğünce aldırılan 28.6.2017 tarihli ek rapordaki değerleme tarihi olan 07.6.2017’den başlayacağının kabulü gerekir. Bu durumda, satış tarihi olan 11.01.2019 günü itibariyle İİK'nun 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmemiştir.
O halde, kesinleşen kıymet takdirinin belirlendiği 07.6.2017 tarihinden itibaren iki yıl geçmeden ihale gerçekleştirilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce B Blok 1, 6, 7, 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümler yönünden ihalenin feshi isteminin reddi gerektiğinden, istinaf başvurusunun bu taşınmazlara münhasır esastan reddine karar verilmesi yerine, kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/1447, K. 2020/3240, 20 Mayıs 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama