KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/2002 E., 2020/9618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE),
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın borçlunun haline münasip evin değerinden (112.040 TL) aşağı olmamak üzere satışına, bu meblağın borçluya verilmesine, kalan meblağın da alacaklıya ödenmesine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun ve alacaklının istinaf başvurularının HMK’nin 353/1-b(1) maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda, takip dosyasından borçlunun şikayete konu taşınmazı üzerine 15.05.2017 ve 28.06.2017 tarihlerinde haciz uygulandığı, haciz tarihinden önce taşınmazın tapu kaydında 3. kişi T.C. ... Bankası A.Ş. lehine her türlü krediden doğmuş ve doğacak her türlü borç ve masrafların teminatı olarak 20.12.2011 tarihli 1. derece ipotek tesis edilmiş olup, ipotek alacaklısı T.C. ... Bankası A.Ş.'nin 09.10.2018 tarihli yazı cevabında ipotek borcunun devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür
O halde, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile ipoteğe bağlı borcu ödenmeyen, zorunlu olmayan ipotek mevcut olduğu anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağından ilk derece mahkemesince şikayetin bahsi geçen nedenlerle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/2002, K. 2020/9618, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama