KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/3152 E., 2020/7137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, 22.10.2018 günü yapılan taşınmaz ihalesine ilişkin sair nedenlerle birlikte; satışa ilişkin tebligatların usulüne uygun yapılmadığı ve taşınmazın çok düşük bedelle ihale edildiğini belirterek ihalenin feshi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK nun 129. maddesinde arttırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerektiği ifade edilmiştir.
İİK'nun 138. maddesinin ikinci fıkrasında ise; "Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınıp, artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde, alacakları nispetinde paylaştırılır". Bu madde hükmünden anlaşılacağı gibi, paraya çevirme masraflarının, öncelikle satış bedelinden alınarak bunları yapan alacaklıya (veya alacaklılara) ödenmesi gerekecektir.
İlk derece mahkemesince.
30.01.2019 tarihinde borçlu tarafından ileri sürülen şikayet sebepleri değerlendirilmeksizin, ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin %50'sini ve paraya çevirme masraflarını karşılamadığı ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle, şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verildiği, alacaklının 18.3.2019 tarihli istinaf başvurusunda; satış masraflarından feragat edildiğini talep ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi’nin de; alacaklı tarafından paraya çevirme masraflarının 111,20 TL'lik kısmından feragat edildiği,
ihale bedelinin İİK'nun 129/1 maddesi şartlarına uygun hale geldiği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince sonrasında; ihalenin feshi isteminin reddine, ihale bedelinin %10 oranında para cezasının borçludan alınarak hazineye gelir kaydına karar verildiği, borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, icra takibini yapan tek alacaklı olup, paraya çevirme giderlerini de satış dosyasında icra takibini yapan alacaklı yapmıştır. Satışta, takibi yapan alacaklı vekiline alacağa mahsuben gerçekleştirilmiştir. Ancak, takip alacaklısının, ilk derece mahkemesi tarafından verilen 30.01.2019 tarihli ilk karar tarihinden sonra 18.03.2019 tarihinde istinaf dilekçesi ile birlikte satış masraflarından feragat ettiği anlaşılmıştır. Oysa ki; satış masraflarından feragat, ilk derecenin ilk karar tarihine kadar geçerlidir.
O halde, yukarıda açıklanan hususlar ışığında ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra, alacaklı vekilinin satış masraflarından feragat etmesi hukuken hüküm ifade etmeyeceğinden, ilk derece mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/3152, K. 2020/7137, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama