KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/3606 E., 2020/7521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılardan ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçluların, diğer fesih nedenleri yanında taşınmazların bulunduğu köyde ilan yapılmadığını ileri sürerek 3 adet taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesi’nce 1826 Parsel sayılı taşınmaz yönünden şikayetin reddine, diğer 2 taşınmaz yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın şikayetçilerce 1826 Parsel’de kayıtlı taşınmaz yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine; şikayetin kısmen kabulü ile,
taşınmaz köyde olduğundan köyde ilan yapılmamasının katılımı olumsuz etkilediğinden bahisle, 1826 Parsel sayılı taşınmaz hakkındaki şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine, diğer 2 taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, kararın alacaklı yanca ihalenin feshine karar verilen 1826 Parsel sayılı taşınmaza hasren temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 126/son maddesinin göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 114/2. maddesi gereğince ilanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı icra müdürlüğünce ilgililerin menfaatine uygun olacak şekilde tespit edilir. Satışın gerçekleştirilmesinde, hem alacaklının alacağını tahsil etmesi, hem de borçlunun borcunu ödemesi ve bu suretle tarafların karşılıklı menfaatlerinin dikkate alınması esastır.
Somut olayda, 16.8.2018 tarihli satış kararında köyde ilan yapılmasına karar verilmediği görülmektedir. Satış kararında köyde ilan yapılması yönünde karar alınmadığından satışın köyde ilan edilmemiş olması ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilemez. Kaldı ki taşınmazın niteliği ve değeri gözönünde bulundurularak yerel gazetede, icra müdürlüğünün divanhanesinde ve elektronik ilanlar yapılmakla ilanlardan beklenen amaç yasanın öngördüğü şekilde yerine getirilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde, mahkeme şikayetçiyi, feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.
İhalenin feshi talebi esastan reddedilen 1826 Parsel’de kayıtlı taşınmazın ihale bedeli üzerinden % 10 tutarında para cezasına hükmolunması gerekirken, İlk Derece Mahkemesi’nce bu hususta bir karar verilmemiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nce; borçluların istinaf isteminin esastan reddi ile birlikte HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/3606, K. 2020/7521, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama