KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/4008 E., 2020/10792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki (alacağı temlik eden) ... T.A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi 3.kişinin, İİK'nun 116-110. maddeleri gereğince satışın süresinde istenmemesi nedeniyle taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece üçüncü kişinin şikayetinin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebini kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdığı, şikayetin kabulüne karar verdiği, kararın alacağı temlik eden ... T.A.Ş. tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Şikayetçinin talebi, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğindedir. Bu nedenle inceleme yapılırken aynı Kanunun 18. maddesi hükümlerinin gözönüne alınması gerekir. Hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile şikayet dilekçesi doğru hasma tebliğ edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda; ... T.AŞ.nin alacağını...u 23. Noterliğinin 01.10.2012 tarih ve ....yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ....’ye devir ve temlik ettiği, şikayet tarihinde takip alacaklısı olmadığı sabit olup tarafına husumet yöneltilemeyeceği gibi aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerine mahkum edilmesi doğru değildir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince davanın davalılardan ... T.A.Ş. yönünden şikayetin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yine Bölge Adliye Mahkemesince karar başlığında birden fazla davalıya yer verilmesine rağmen hüküm fıkrasında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin “davalıdan” alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilerek bu giderlerin kimin hakkında takdir edildiği hususunda infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da HMK'nın 297/2.maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4008, K. 2020/10792, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama