KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/4789 E., 2021/691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçluların, sair itirazlarının yanı sıra takip konusu senedin teminat amacıyla verildiğini belirterek takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurdukları, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusu yerinde bulunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile takibin davacı borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği, kararın alacaklı yanca temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nun 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir.
İİK'nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
HGK'nun 14.3.2001 tarih, 2001/12-233 ve 20.6.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesince, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin bononun tanzim tarihi ile aynı tarihli olduğu, icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı ve ayrıca takipte gayri nakdi risk bedelinin bir hesaba depo edilmesinin talep edildiği hususları birlikte gözetildiğinde bononun teminat senedi olduğunun kabulü gerektiği yönünde değerlendirme yapılmış ise de kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf bulunmadığı gibi alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün olmadığı dolayısıyla dairemizin yerleşik içtihatlarına göre teminat iddiasının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçluların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/4789, K. 2021/691, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama