KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/6279 E., 2020/8687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ilamda 136.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte alınmasına karar verilmiş ise de uygulamada yabancı para alacaklarına uygulanan reeskont faizi adı altında bir kavram olmadığını, yabancı para alacağına uygulanacak faiz oranının Devlet Bankalarından sorularak belirlenmesi gerektiğini belirterek işletilen fahiş faiz miktarının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, “ toplam alacağın 165.081,33 USD+26.261,91 TL olarak hesaplanmasına,
fazla talep edilen 53.418,67 USD alacağı işlemiş faizin takipten çıkarılmasına,” karar verildiği, anılan kararın sadece alacaklı tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 27.02.2019 tarihli, 2018/5381 E. - 2019/3189 K. sayılı ilamı ile bozulduğu görülmektedir.
"Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir." (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737).
Somut olayda; mahkemece, bozma kararına uyulduğu, bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek “takipteki 136.000,00 USD asıl alacak ve 6.821,44 USD faiz olarak hesaplanmasını, fazla talep edilen 75.679,51 USD faizinin takipten çıkartılmasına,” şeklinde karar verildiği, bozmadan önceki kararın sadece alacaklı yanca temyiz edildiği gözetildiğinde, mahkemece, 04.04.2016 tarihli ilk hükümdeki miktardan daha azına hükmedilmesinin “aleyhe hüküm verme yasağı”na aykırı olduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece; önceki kararı temyiz eden alacaklının daha aleyhine olacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın yukarıda yazılı gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/6279, K. 2020/8687, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama