KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/6603 E., 2021/2253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun itirazı nedeniyle duran takipte itirazın kaldırılması ile tazminat talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabülü ile tazminata karar verildiği, davalı yanca istinaf yoluna başvurulması üzerine ilk derece mahkemesince verilen ek karar ile istinaf başvurusu süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine hükmedildiği, iş bu ek karara karşı da istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun süresinde olduğundan bahisle işin esası incelenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
2.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 363/1. maddesine göre; istinaf yoluna başvuru süresi, tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.
Somut olayda, icra mahkemesi kararı istinaf yoluna başvurana 24/09/2019 tarihinde tefhim edildiği halde, istinaf dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 28/10/2019 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin istinaf isteminin süre aşımından reddine dair ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kısa kararda harç, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi hususların gerekçeli kararda ayrıntılı yazılmasına karar verilip, bu konularda hüküm kurulmadığı nedenle istinaf süresinin tebliğden itibaren başladığı kabul edilerek işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta istinaf istemi reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
Kabule göre de; hüküm fıkrasında öncelikle ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, ek karar kaldırılmaksızın esasa ilişkin hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/6603, K. 2021/2253, 1 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama