KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2020/825 E., 2020/1370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet eden borçlunun, ihaleye fesat karıştırıldığını, ihaleye girmek isteyen kişilerin ihaleye girmelerinin ve teminat yatırmalarının engellendiğini, tanıklarını yargılama sırasında dinleteceğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince; ihalenin feshini gerektirecek bir neden ileri sürülmediği, delil bildirmediği ve kamu düzenine ilişkin feshi nedeni de bulunmadığından bahisle ihalenin feshi isteminin reddine ve ihale bedelinin %10' u oranında para cezasına hükmedildiği; borçlu yanca ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesi’nce şikayetçi tarafından gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı, süre tutum dilekçesinde ise istinaf sebeplerine yer verilmediği, bu itibarla incelemenin kamu düzeniyle sınırlı olmak üzere yapıldığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, borçlunun bu kez; yerel mahkemenin gerekçeli kararının kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediği belirtilerek dava dilekçesindeki ihalenin feshi sebepleriyle kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayın incelenmesinde; istemin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının davacının yüzüne karşı 29.08.2019 tarihinde verildiği, 09.09.2019 tarihinde süre tutum dilekçesinin yasal 10 günlük süre içerisinde sunulduğu, gerekçeli istinaf dilekçesinin ise verilmediği görülmekle beraber, mahkemenin gerekçeli kararının davacıya tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının incelenmesinde; muhatabın o anda adres dışında olduğu bilgisini veren ve haber verilen komşunun adı ve soyadının tebliğ mazbatasında mevcut olmadığı anlaşıldığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ işleminin usulsüz olduğu,
davacının temyiz dilekçesinde yerel mahkeme kararının usulsüz tebliğ edildiğini bu nedele karardan haberdar olmadığını ve esasa ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep ettiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; istinaf talep eden borçluya gerekçeli kararın tebliğine ilişkin işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla gerekçeli istinaf dilekçesini sunamadığı, bölge adliye mahkemesince kamu düzeniyle sınırlı inceleme yapıldığı görülmekle, gerekçeli kararın borçluya usulüne uygun tebliğ edilerek, verilmesi halinde gerekçeli istinaf dilekçesine göre inceleme yapılması için bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2020/825, K. 2020/1370, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama