KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/11102 E., 2022/3894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takibe karşı borçlunun süresi içerisinde icra müdürlüğüne yaptığı borca itirazı üzerine alacaklı tarafından itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine yapılan başvuruda, İlk Derece Mahkemesi’nce talebin kısmen kabul kısmen reddi ile itirazın kısmen kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf isteminin esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nun 688/5. maddesi gereğince bonoda lehtarın ad ve soyadının bulunması zorunlu olup, gerçek veya tüzel kişi isminin lehdar olarak gösterilmemesi durumunda bu belge bono niteliğinde kabul edilemez.
Somut olayda; takip dayanağının hamiline düzenlenmiş senet olduğu ve bu suretle bono vasfında olmadığı görülmektedir. Senet arkasında alacaklının imzası var ise de; takibe dayanak senette lehtar ve dolayısı ile lehtarın cirosu bulunmadığından senet arkasında imzası olan alacaklının yetkili hamil olmadığının ve bu belgenin İİK'nun 68. maddesi kapsamında kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren belge niteliğinde bulunmadığının kabulü gerekir.
O halde İlk Derece Mahkemesi’nce; itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce de istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/11102, K. 2022/3894, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama