İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/11688 K.2022/4268

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçliu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor…

Esas2021/11688Karar2022/4268Tarih31 Mart 2022Okuma5 dk · 1.005 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2021/11688 E., 2022/4268 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mart 2022
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.005 kelime·5 dk okuma

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçliu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;

Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, 674 Sayılı KHK.'nın 20.maddesi hükmü uyarınca TMSF'nun oluruyla müvekkili şirketin 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134.maddesine istinaden ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alınmasına karar verildiğini, davalı alacaklı tarafça haciz istenilen tarihte müvekkili şirket hakkında alınan ticari ve iktisadi bütünlük kararının devam ettiğini ileri sürerek icra müdürlüğünce yapılan haciz işlemlerinin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verildiği,

alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlu şirket hakkında TMSF tarafından 04/01/2019 tarihinde ticari ve iktisadi bütünlük kararı verilmiş ise de kararın verildiği tarihten itibaren haciz yasağı başlayacağından 04/01/2019 tarihli karara istinaden bu tarihten önceki hacizlerin kaldırılması mümkün olmadığından hacizlerin kaldırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulüne, şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

678 Sayılı KHK'nın 37. Maddesi" (1) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edilir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bu kapsamda şirket borçlarının ödenmesi ya da şirket sermaye ihtiyacının karşılanmasını teminen, kefillerin varlıklarının doğrudan veya ticari ve iktisadi bütünlük yoluyla satılması konusunda yetkilidir.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyum olarak atandığı şirketlerin, müşterek müteselsil borçluluğu kapsayan kefaletler dahil, kefil olduğu borçlarda ise kayyumluğun devamı süresince borcun öncelikle asıl alacaklıdan ya da diğer kefillerden tahsili yoluna gidilir. " hükümlerini getirmiştir.

694 sayılı KHK'nin 196. maddesi ile eklenen "Kayyım atanan şirketlerde kefalet" başlıklı geçici 1. maddesinde "(1) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile 37 nci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik hükümleri, bu maddenin yayımlandığı tarih itibarıyla başlatılmış olan takip ve tahsil işlemleri hakkında da uygulanır." hükmününü içermektedir.

678 sayılı KHK'nın 37. maddesi açıkça TMSF'nin kayyum olarak atandığı şirketler aleyhine takip yasağı düzenlemesi getirmemiş, borçların tahsilinde izlenecek yolu belirlemiştir. OHAL döneminde yapılan düzenlemeler ile bu şirketlerin ülke ekonomisine yeniden kazandırılmaya çalışıldığı, şirketlerin iktisadi faaliyetlerini sürdürmesi, üretim ve istihdama katkı sağlamasının hedeflendiği, terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan şirkete kayyım olarak atanmış TMSF temsilcilerinin içi boşaltılmış ve ağır borç yükü altında olan şirketleri idare etmesi ve ekonomiye yeniden kazandırılmasının önem arz ettiği görülmüştür.

674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 20/1 maddesine göre "19/12/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak verilen yetkiler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile TMSF 'ye verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır" hükmü getirilmiş olup,

678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 33.maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi uyarınca da, "Ticari ve İktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren 2 yıl içerisinde ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul mal ve her türlü hak ve alacaklar ile 3.kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıkların imtiyazlı alacaklar dahil 3.kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez" şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.

Somut olayda borçlu şirketin yönetiminin 09.12.2016 tarihli 674 Sayılı Kanun Hükmünde kararname gereği TMSF'ye devredildiği ve şirket hakkında Fon Başkanlık makamının 22/12/2016 tarih ve 94075621-930E.832 sayılı kararı ile 2 yıllık süreyle ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alındığı, sonrasında ...

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 tarih ve 2017/123 esas sayılı ek kararı ile TMSF'nin şirket üzerindeki kayımlık yetkisinin kaldırılmasına karar verildiği, bilahare aynı mahkemece 02.01.2019 tarihinde TMSF'nin tekrar kayyım olarak atandığı ve TMSF 2. Tahsilat Dairesi Başkanlığının 04/01/2019 tarih ve 31043872-930-E.277 sayılı kararıyla borçlu şirket hakkında yeniden 2 yıllık süreyle ticari ve iktisadi bütünlük karar verildiği,

03/11/2020 tarihinde borçlu vekilinin hacizlerin kaldırılmasına dair talebin 04/01/2019 tarihinden önceki hacizler yönünden talebin reddine 04.01.2019 tarihinden sonra takip dosyasından haciz konulmadığından bu aşamada işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

TMSF tarafından 22/12/2016 tarihinde verilen ticari ve iktisadi bütünlük kararının iptaline yönelik bir idari başvuru ya da yargı yoluna gidilmediği görülmekle, TMSF’nin kayyımlık görevi 10/12/2018 tarihinde kaldırılması ile ticari ve iktisadi bütünlük kararının da kalktığının kabulü gerektiğinden bahisle uygulanamayacağı yönündeki iddianın dar yetkili icra müdürlüğü ve icra mahkemesinde dinlenebilmesine hukuken imkan olmadığı,

iktisadi bütünlük kararının idari başvuru ya da yargı yolu neticesinde iptal edilmediği sürece geçerli olduğu ve 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 33.maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesindeki "….3.kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez" düzenlemesi göz önüne alındığında.

TMSF'nin 22/12/2016 tarih ve 94075621-930E.832 sayılı kararı ile, şikayetçi takip borçlusu ....'nin tüm mal, hak ve varlıklarının biraraya getirtilerek ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulduğu anlaşılmış, yukarıda değinilen 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33.maddesi ile değişik 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi uyarınca Ticari ve İktisadi Bütünlük kararının verildiği 22/12/2016 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde menkul, gayrimenkul malları ile her türlü hak ve alacakları üzerinde üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemeyeceğinden,

şikayete konu 19.12.2018 tarihli hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikayetin kabulü gerekmiştir.

O halde, borçlu şirketin şikayetinin 19.12.2018 tarihli hacizler yönünden kabulü ile söz konusu hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince yanılgılı değerlendirmeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2021 tarih ve 2021/511 E. – 2021/2113 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/11688, K. 2022/4268, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11688
Karar No
2022/4268
Tarih
31 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/11688 K.2022/2021
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/11688 K.2022/4976
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/11689 K.2022/4982
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/11690 K.2022/5831
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/11691 K.2022/5818
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/11692 K.2022/5819

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.