KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/11727 E., 2021/11618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Şikayetçinin, 20/11/2018 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince davanın süreden reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince verilen ek karar ile, kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedildiği, şikayetçinin ek karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine kesin olarak karar verildiği, işbu kararın temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin de reddine 16/09/2021 tarihli ek karar ile hükmedildiği, şikayetçi tarafından bu defa son karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" denilmekte olup ilgili maddede ihalenin feshini talep edebilecek kişiler açıkça ve sınırlı olarak sayılmıştır.
Somut olayda; şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, müvekkilinin ihaleye konu taşınmazın tapu kaydında alacak kaydının bulunduğunu belirtmiş ise de; tapu kaydında yapılan incelemede; ihaleye konu taşınmazda şikayetçi lehine konulmuş hacze, ipoteğe ya da herhangi bir şerhe rastlanılamamış olup, şikayetçinin ihale tarihi itibariyle tapu sicilinde ilgili sıfatına haiz olmadığı görülmüştür. Aynı zamanda ihalede pey süren kişi konumunda da değildir.
Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince verilen ek karar kaldırılarak, ihalenin feshi istemini süreden reddeden asıl kararının düzeltilerek, yeniden esas hakkında istemin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir ise de, sonuçta ihalenin feshi istemi reddedildiğinden bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Bununla birlikte, İİK'nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
O halde; ilk derece mahkemesince, hem kabule göre hem de yukarıda yazılı gerekçeye göre işin esasına girilmemiş olduğundan borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nun 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece Mahkemesi kararının, para cezası kaldırılmak suretiyle düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/11727, K. 2021/11618, 20 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama