KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/5738 E., 2021/10800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı/alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Bölge Adliye Mahkemesi’ nin gerekçeli kararı incelendiğinde;
Bölge Adliye Mahkemesi davalı/alacaklının Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda takibe konu bononun teminat amacıyla verildiğinden bahisle takibin iptalini talep ettiği,mahkemece,davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşın alacaklı yanca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesin’ce takibe konu bononun teminat olarak verildiğinin açık olduğundan mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline dair karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı,
ancak borçlunun vekilinin istifa ettiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usulsüz olduğu gerekçesine yer verilerek “ ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile şikayetin kabulü ve takibin iptaline, borçlu/davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Öncelikle, gerekçe - hüküm çelişkisi 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık dahi başlı başına bozma sebebidir.
Bu husus 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de " Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. " şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin " davacı/borçlunun vekilinin istifa etmesi sebebiyle lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğine ilişkin gerekçesine gelince;
Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (HMK m.326/1) Davada haklı çıkan taraf, davayı bizzat değil de bir vekil vasıtasıyla takip etmiş ise, lehine diğer yargılama giderlerinden başka bir de vekalet ücreti hükmedilir. (HMK m. 323/1/ğ)
Vekalet ücretine dayanak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 5/1. maddesine göre "Hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. " hükmünü içermektedir.
Yargılama giderleri kapsamındaki vekalet ücreti, vekil lehine değil, temsil ettiği taraf lehine hüküm altına alınır.
Duruşmalara bir taraf adına vekaletname sunarak katılan vekilin yargılama sürecinde her hangi bir nedenle ( vefat, yasaklanma, azil, istifa gibi ) vekillik görevinin sona ermesi ilgili tarafın yargılamada vekille temsil edildiği gerçeğini ve buna bağlı olarak hak etmesi halinde vekalet ücreti alacağını ortadan kaldırmaz. Başka bir deyişle, vekille temsil edilen taraf vekalet ücretinden mahrum kılınamaz. ( Aynı yönde görüşler: B.Kuru Medeni Usul Hukuku El Kitabı C: II syf. 1617 Yetkin Yayınları . Pekcanıtez Medeni Usul Hukuku 15. bası C: III syf. 2396 )
Somut uyuşmazlıkta, dava vekil tarafından açılmış, vekil dava açıldıktan sonra istifa etmiştir. Bu nedenle yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında ilk derece mahkemesince, davada istifaya kadar vekil ile temsil edilen ve davası kabul edilen davacı/borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir hal olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesinin " davacı/borçlunun vekilinin istifa etmesi sebebiyle lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğine, " ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı, ek /hüküm çelişkisi ile gerekçedeki hatanın bozmayı gerektirmekle birlikte, bu hususların düzeltilmesinin gelinen aşamada kararın, gerekçenin düzeltilerek onanması gerektiği anlaşılmıştır.
İHÖ/KH
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/5738, K. 2021/10800, 30 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama