KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/7291 E., 2022/203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2022
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı üçüncü kişi vekili, haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, üçüncü kişi şirketin kurucu ortağı...' nın borçlu şirketten borcun doğumundan çok önceki bir tarihte ayrıldığını, haczedilen menkullerin muhafaza baskısı nedeniyle üçüncü kişi şirket tarafından dosya borcunun, alacaklıya ödenmemek kaydı ile dosyaya depo edildiğini, belirterek istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 13.6.2017 tarih, 2015/7367 Esas, 2017/8865 Karar sayılı ilamı ile özetle " haciz baskısı altında ödenen miktar bakımından istihkak iddiasının mevcut olduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği " gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak haciz mahallinin davacı üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki adresi olduğu, borçlu şirketin adresi olmadığı, borçlu şirket yetkilisinin ya da çalışanlarının haciz mahallinde bulunmadığı,borcun doğduğu tarih itibariyle borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunmadığı, sırf eski ortağı ve yetkilisinin aynı kişi olması dolayısıyla borçtan üçüncü kişi şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı tarafından depo edilen paranın alacaklıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve usul, yasa ve bozmaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, üçüncü kişinin davasının kabulü yanında, istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğunun, alacaklı tarafından bilindiği halde, haczin tatbikinin kötü niyetli olarak talep edilmesidir.
Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan
istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez.
Somut uyuşmazlıkta, alacaklının kötüniyeti kanıtlanmadığından ve bu nedenle İİK’nın 97/15. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi hatalıdır.
3- Davalı alacaklının paranın iadesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
6100 sayılı HMK'nın ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, takip dosyasına yansıyan bu bilgiler ve beyanlar ışığında, haciz tutanakları uyarınca haciz adresinde hem menkul haczi yapıldığı hem de dosya borcunun ihtirazi kayıt ileri sürülerek ödendiğinin kabulü gerekmekle birlikte dava dilekçesinde,
davacının dosyaya ihtirazi kayıtla ödenen para iadesi talebi olmadığı ve hatta davacı 3. kişi vekilinin 22.01.2015 tarihli duruşmadaki "...davanın sonucuna göre karşı tarafa istihkak davası açacağız..." şeklindeki beyanı karşısında mahkemece HMK'nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak " davacı tarafça depo edilen paranın alacaklıdan alınarak davacıya iadesine " karar verilmesi de hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/7291, K. 2022/203, 12 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama