KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/8079 E., 2022/1276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, takibe itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürerek itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince itiraz kaldırılarak asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği, borçlulardan müflis şirketin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; iflastan sonraki döneme ilişkin kira alacağının "masa borcu" niteliğinde olup olmadığı konusunda oluşacak tereddütlerin çözüm yerinin icra mahkemesi olmayıp genel mahkemeler olduğu,
alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davalı müflis şirketin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına itirazın kaldırılması davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, öncelikle başvuru hakkında İcra Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, bahsi geçen şirket hakkında iflas kararı verildiğinin bildirildiği, keza bu durumun alacaklı yanın da kabulünde olduğu dolayısıyla İİK'nun "Takibin Durması ve Düşmesi" başlıklı 193. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında: "İflasın açılması, borçlu aleyhine haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur.
İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer..." denilmekte olup bahsi geçen husus araştırılarak İİK'nun 193/2. maddesi göz önüne alınmak suretiyle iflas kararının kesinleşmiş olduğu tespit edilirse borca itiraz konusuz kalmış olacağından, başka bir deyişle konusu kalmayan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden bu hususlar araştırılmaksızın ve genel mahkemelerin görevli olduğu değerlendirmesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan kabule göre de; İstinaf kanun yoluna yalnızca müflis Kartal Sağlık Hiz. San. ve Tic. A.Ş. başvurduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi kararınının müflis Kartal Sağlık Hiz. San. ve Tic. yönünden kaldırılması yerine kararın tümden kaldırılarak hangi davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinin açıkça belirtilmemesi ve yine yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden hüküm kurulurken hangi davalı yönünden hüküm kurulduğunun açıkça belirtilmemesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/8079, K. 2022/1276, 7 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama