KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/9167 E., 2021/9048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2021
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçinin, ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihalenin feshi isteminin reddine ve şikayete konu taşınmazlara ilişkin ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, ihale bedelinin, en az muhammen bedel kadar olması halinde, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, şikayete konu taşınmazlardan: İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, 7389 ada, 6 parsel, 6 numaralı bağımsız bölümün muhammen bedelinin 250.000 TL, ihale bedelinin ise 255.000 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda iş bu taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleşmediğinden anılan bu taşınmaz bakımından şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Buna göre mahkemece bahsi geçen taşınmaz yönünden istemin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir ise de, sonuçta şikayet reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, İİK' nın 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir.
Bu durumda; ilk derece mahkemesinin fesih isteminin reddine dair kararı yerinde olmakla birlikte şikayetçinin ayrıntısı yukarıda yazılı taşınmaz yönünden para cezasına mahkûmiyeti isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/9167, K. 2021/9048, 18 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama