KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2021/9444 E., 2021/9277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair fesih iddialarının yanı sıra, takip dosyasındaki satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek 20/08/2019 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi davasının reddi ile para cezasına hükmedildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun aynı sebeplerle temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur.
Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Ancak, Kanunun 21/1.maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Somut olayda, ihaleye ilişkin satış ilanının, borçlu ...’ nin adresine 7201 Sayılı TK'nın 21/1 maddesi gereğince "Muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu .......’den sorulmuş, çarşıya gittiğini sözlü beyan etmiş. ... Mahallesi Muhtarlığı’na teslim edilmiş, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış.
En yakın komşusuna... haber verilmiştir. " şeklinde şerh düşülerek tebliğ edildiği, haber verilen komşu isminin bulunmadığı, bu hali ile tebligatın TK'nun 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Dairemiz uygulamalarında TK.nun 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Buna göre şikayete konu tebligatta haber verilen komşunun ismi yazılmadığından bu hali ile tebliğ işlemi şeklen Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüzdür.
Öte yandan İİK'nun 127. maddesi nazara alındığında satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde, mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/9444, K. 2021/9277, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama