İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10472 K.2023/3319

Taraflar arasındaki takibin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçinin kendisine muacceliyet ihbarında bulunulmadan takibe geçildiğine dair şikayetinin kabulü ile, şikayetçi yönünden icra emrinin iptaline,…

Esas2022/10472Karar2023/3319Tarih11 Mayıs 2023Okuma9 dk · 1.849 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2022/10472 E., 2023/3319 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1041 E., 2022/1355 K.
Hüküm/karar
Ret
İlk derece mahkemesi
Kızılcahamam İcra Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/17 E., 2021/19 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.849 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki takibin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçinin kendisine muacceliyet ihbarında bulunulmadan takibe geçildiğine dair şikayetinin kabulü ile, şikayetçi yönünden icra emrinin iptaline, takibin iptali isteminin reddine, takip konusu alacağın esasına ilişkin şikayet hususunda karar verilmesine yer olmadığına, şikayetçinin yetki itirazının ve sair şikayetlerinin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi ve davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi ve davalı alacaklı tarafından (katılma yoluyla) temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

İpotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra müdürlüğünün İstanbul icra müdürlükleri olduğunu, taşınmazı ipotekle yüklü olarak satın aldığından asıl borçlu sıfatının bulunmadığını, takipten önce kendisine muacceliyet ihbarnamesi tebliğ edilmesi gerekirken bu şart yerine getirilmeden takip başlatılmasının usulsüz olduğunu, takip talebi ile birlikte dayanak belgelerin asıl veya onaylı suretlerinin icra müdürlüğüne ibraz edilmediğini,

icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tarafına tebliğ edilmediğini, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, faize faiz işletildiğini, davalı alacaklıya karşı sorumluluğunun ipotek limiti ile değil ipotekli taşınmazın ihale bedeli ile sınırlı olduğunu, ihale bedelinin borcu karşılamaması halinde sorumluluğunun sona ereceğini, davalı alacaklı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığından alacak tutarı, faiz vs hesaplamalar için sözleşmenin esas alınamayacağını, her borçlu için farklı tarihlerde temerrüt oluştuğundan tüm borçlulardan aynı alacak miktarının talep edilmeyeceğini,

icra emrinde hangi taşınmazların hangi maliklere ait olduğunun açıkça yer almadığını, ipoteklerin paraya çevrilmesinden önce sözleşmenin asıl borçlusu olan şirketin ortakları ile kredi sözleşmesindeki kefillerin malvarlıklarına başvurulması gerektiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçinin, taşınmazı ipotekle yüklü olarak satın aldığını, şikayetçinin devir esnasında tapu müdürlüğüne bildirildiği adresin “Kadıköy-İstanbul” olduğunu, muacceliyet ihbarnamesinin bu adrese çıkarılmasının usulüne uygun olduğunu, kaldı ki şikayetçi tarafından ihbarnameye itirazda bulunulduğunu, bu nedenle ihbarname tebliğ edilmediğinin ileri sürülemeyeceğini, İİK’nın 150/ı maddesine göre ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı ile şikayetçinin sorumluluğunun sona ereceğini, takip başlatılırken gerekli belgelerin icra müdürlüğüne sunulduğunu,

icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tebliğinin zorunlu olmadığını, ilamlı takip başlatıldığından tüm icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu ipoteğin, davalı alacaklı ile kredi asıl borçlusu Ulusal Turizm...

A.Ş. arasındaki Genel Kredi sözleşmesinde doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği ve üst sınır (limit) ipoteği niteliğinde olduğu, davalı alacaklı tarafından sözleşmeden kaynaklanan alacağın ödenmesi için borçluya ve taşınmaz maliki 3. kişilere ihtarname gönderilerek İİK'nın 150/ı maddesi uyarınca takip başlatıldığı, takip ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi olduğundan ilamların icrasına dair hükümlerin uygulanacağı, ilamların icrasının her icra dairesinden talep olunabileceği, bu nedenle takibin Kızılcahamam İcra Müdürlüğünde başlatmasında usulsüzlük bulunmadığı,

ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde İİK’nın 58. ve 61. maddelerine atıf yapılmadığından takip dayanağı belgelerin icra emri ekinde borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı, kanunun aradığı belgelerin takip dosyasına sunulduğu, davalı alacaklı ile kredi asıl borçlusu arasındaki borç miktarının kesinleşmemiş olmasının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılmasına engel olmadığı, şikayetçinin taşınmazı ipotek tesis edildikten sonra ipotekle yükümlü olarak satın alan kişi konumunda olduğu, bu nedenle icra emrinde borçlu olarak değil ipotekli taşınmaz maliki olarak gösterildiği,

hangi taşınmazın maliki olarak takipte yer aldığını bilebilecek durumda olduğu, şikayetçi taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın alan kişi olduğundan TMK’nın 888.

Maddesi gereğince borçlunun sorumluluğunda ve güvence de bir değişiklik meydana getirilemeyeceği, sözleşme borçlularının malvarlıklarına öncelikli olarak başvurulmasının mümkün olmadığını, şikayetçinin sorumluluğunun taşınmazın satışından elde edilecek gelirin ipotek limitinin altında olması halinde bu gelir ile aksi halde ipotek limiti ile sınırlı olduğundan bu iki halin dışında takibin niteliği gereği sorumlu olmasının söz konusu olmayacağı, usulüne uygun olarak hesap kat ihtarı tebliğ edilmemesi halinde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılmasının mümkün olmadığı,

TMK'nın 887. maddesi uyarınca, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye ihbar yapılmadıkça onun yönünden borç muaccel olmayacağından, hakkında icra takibi başlatılamayacağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin ve takip şartı olduğunda süresiz şikayet konusu olduğu, davalı alacaklı tarafından takip borçlularına noterden hesap kat ihtarı çıkartılıp tebliğ evraklarının icra müdürlüğüne sunulduğu, şikayetçiye hesap kat ihtarı gönderilmiş ise de, tebligat adresi olarak sadece "Kadıköy-İstanbul" yazıldığı, tebligatın bila ikmal iade edildiği,

bu durumda şikayetçiye takip öncesinde usulüne uygun muacceliyet ihbarı yerine geçen kat ihtarı tebliğ edilmeden aleyhine takip başlatıldığı, davalı alacaklı tarafından muacceliyet ihbarı yerine geçen bir bildirim yapıldığının da ispatlanamadığı, borçtan şahsen sorumlu olmayan şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi yönünden borç muaccel hale gelmediğinden icra emri gönderilmesinin mümkün olmadığı, şikayetçi yönünden icra emrinin iptali gerektiği gerekçesi ile şikayetçinin kendisine muacceliyet ihbarında bulunulmadan takibe geçildiğine dair şikayetinin kabulü ile,

Kızılcahamam İcra Müdürlüğünün 2021/404 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte davacı yönünden icra emrinin iptaline, şikayetçinin takibin iptali isteminin reddine, takip konusu alacağın esasına ilişkin şikayet hususunda karar verilmesine yer olmadığına, şikayetçinin yetki itirazının ve sair şikayetlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi ve davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi istinaf dilekçesinde; takipten önce tarafına muacceliyet ihbarı tebliğ edilmediğini, bu hususun takip şartı olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tebliğinin zorunlu olduğunu, takip başlatılırken dayanak belgelerin tamamının icra müdürlüğüne ibraz edilmediğini, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, sözleşmedeki alacak, faiz vs. hükümlerin kendisini bağlamayacağını, faize faiz işletildiğini, her borçludan aynı alacak miktarının talep edilemeyeceğini,

öncelikle kredi asıl borçlusu şirket ortakları ile sözleşmede yer alan borçluların malvarlığına başvurulması gerektiğini, sorumluluğunun taşınmazın ihale bedeli ile sınırlı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; şikayetçinin taşınmazı ipotekle yüklü olarak satın aldığını, şikayetçinin devir esnasında tapu müdürlüğüne bildirildiği adresin “Kadıköy - İstanbul” olduğunu, yurtiçinde başka bir adresinin bulunmadığını, muacceliyet ihbarnamesinin bu adrese çıkarılmasının usulüne uygun olduğunu, kaldı ki şikayetçi tarafından ihbarnameye itirazda bulunulduğunu, bu nedenle ihbarname tebliğ edilmediğinin ileri sürülemeyeceğini, İİK’nın 150/ı maddesine göre ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı ile şikayetçinin sorumluluğunun sona ereceğini,

takip başlatılırken gerekli belgelerin icra müdürlüğüne sunulduğunu, icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tebliğinin zorunlu olmadığını, ilamlı takipte tüm icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile tüm şikayetlerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...

Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün internet adresinde yer alan Suudi Arabistan ile yapılan 31/05/1930 tarih ve 1507 sayılı Resmî Gazete yayımlanan l930 tarihli “Muhadenet Muahedenamesi” gereğince, Suudi Arabistan vatandaşı olan şikayetçinin mütekabiliyet ilkesi gereğince teminattan muaf olduğu, davalı alacaklı tarafından takipten önce ipotekli taşınmazlardan bir kısmını satın alan şikayetçi ve dava dışı diğer borçlulara karşı 19.02.2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı,

hesap kat ihtarının şikayetçinin ''Kadıköy - İstanbul" adresine çıkarıldığı ve ''Alıcının açık adresi yoktur.

İsmen tanınmıyor'' şerhiyle 19.01.2021 tarihinde iade edildiği, şikayetçinin ipotek veren olmayıp taşınmazları ipotekli olarak satın alan kişi konumunda olması nedeniyle ipotek senedinde adresinin bulunmadığı, Dairece Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 30.05.2022 tarihli cevabi yazıda tapuda şikayetçi borçlunun taşınmazı satın alma işlemi yapılırken adres olarak ''... Sok.

No:3, Kat:..., Daire:..../İstanbul'' adresini beyan ettiğinin bildirildiği, hesap kat ihtarının bu adrese değil ''Kadıköy - İstanbul" adresine çıkarıldığı, bu nedenle İİK'nın 150/ı maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği,

davalı alacaklı banka tarafından kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermeyen limit ipoteğine dayalı olarak usulüne uygun ihtarname tebliği sağlanmadan şikayetçi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve icra emri gönderilemeyeceği, ancak ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermemesinin davalı alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmayacağı, bu nedenle mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesinde ve takibin iptali talebinin reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

takip şekline göre şikayetçi borçlunun yetki itirazının yerinde görülmediği, icra emrinin iptal edilmesi nedeniyle diğer şikayet sebeplerinin incelenmemesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi ve davalı alacaklı (katılma yoluyla) temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi temyiz dilekçesinde; takipten önce tarafına muacceliyet ihbarı tebliğ edilmediğini, bu hususun takip şartı olması nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, bölge adliye mahkemesince takibin İİK’nın 150/ı maddesindeki şartları taşımadığı tespit edilmesine rağmen ilamsız takip yapılabileceğine karar verilmesinin çelişkili olduğunu, diğer şikayetlerin incelenmesine yer olmadığı yönündeki kararın da hatalı olduğunu, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tebliğinin zorunlu olduğunu,

takip başlatılırken dayanak belgelerin tamamının icra müdürlüğüne ibraz edilmediğini, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, sözleşmedeki alacak, faiz vs. hükümlerin kendisini bağlamayacağını, faize faiz işletildiğini, her borçludan aynı alacak miktarının talep edilemeyeceğini, öncelikle kredi asıl borçlusu şirket ortakları ile sözleşmede yer alan borçluların malvarlığına başvurulması gerektiğini, sorumluluğunun taşınmazın ihale bedeli ile sınırlı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı alacaklı katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; şikayetçinin taşınmazı ipotekle yüklü olarak satın aldığını, şikayetçinin devir esnasında tapu müdürlüğüne bildirildiği adresin “Kadıköy - İstanbul” olduğunu, yurtiçinde başka bir adresinin bulunmadığını, muacceliyet ihbarnamesinin bu adrese çıkarılmasının usulüne uygun olduğunu, kaldı ki şikayetçi tarafından ihbarnameye itirazda bulunulduğunu, bu nedenle ihbarname tebliğ edilmediğinin ileri sürülemeyeceğini, İİK’nın 150/ı maddesine göre ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışı ile şikayetçinin sorumluluğunun sona ereceğini,

takip başlatılırken gerekli belgelerin icra müdürlüğüne sunulduğunu, icra emri ile birlikte dayanak belgelerin tebliğinin zorunlu olmadığını, ilamlı takipte tüm icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68/b., 149. ve 150/ı. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 887. Ve 888. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki 3. Kişi tarafından temyiz dilekçesinde ve davalı alacaklı tarafından katılma yoluyla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10472, K. 2023/3319, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10472
Karar No
2023/3319
Tarih
11 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/10473 K.2023/3090
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/10475 K.2023/3087
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10475 K.2023/3050
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/10475 K.2023/2405
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/10477 K.2023/2653
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10478 K.2023/3049

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.