KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/10718 E., 2022/13226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi-borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, temyiz edenlerin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca verdiği 05.07.2021 tarihli karar “BOZMA KARARI” olmayıp, “KALDIRMA” kararıdır. Hukuki anlamda “bozma” HMK.'nın 371. maddesinde belirtilen ve Yargıtay’ın ilgili Dairesince verilen karardır.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince ... Bölge Adliye Mahkemesi’nin 05.07.2021 tarihli “kaldırma kararının” “Bozma” olarak nitelendirilmesi bu aşamada sonuca etkili görülmemiştir.
3-Dosya incelendiğinde; Borçlu/şikayetçi ...’in sair fesih nedenlerinin yanı sıra, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği,
İlk Derece mahkemesince, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, Karara karşı ihale alıcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesin’ce ihale alıcısının istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yerine, davanın reddi ile davacılar aleyhine para cezasına hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir.
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Somut olayda, borçlu ...’in bilinen adresi olan “.../... /...” adresine gönderilen satış ilanına ilişkin tebligatın 07.10.2020 tarihinde "muhatabın o anda evde olmaması sebebiyle muhatap yerine aynı evde ikamet eden eşi/babası/annesi görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş (Teb. M. 22) ye ehliyetli olan oğlu/kızı veya yakını/kardeşi kuzeni ... imzasına" şerhiyle tebliğ edildiği, ancak borçlunun dava dilekçesinde tebligatta adı geçen şahıs ile aynı konutta ikamet etmediklerine dair iddiada bulunduğu ve yapılan kolluk araştırmasında tebligatta adı geçen ...’in mernis
adresinin “... Mahallesi ... . Sokak No:89 ...” adresi olmasına karşın borçluya yapılan tebliğ adresinin “.../ ... ...” olarak tebliğe çıkarıldığı işbu adres ile tebliğ mazbatasında adı geçen şahsın adresinin aynı adres olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği görülmektedir.
Bu tespitler karşısında, şikayetçi/borçlu ...’in şikayetinin kabulü ile, ihalenin bu şikayetçi açısından feshine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi/borçlu ...’in şikayetinin yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
4- Şikayetçi/borçlu ... açısından ihalenin feshi talebinin reddi yerinde ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alındığında ... aleyhine ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının oranı fazla olup, davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı da gözetilerek para cezasının hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun daha düşük bir oranda belirlenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10718, K. 2022/13226, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama