KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/12039 E., 2023/1930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi; hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile alacaklı arasında muvazaalı işlemler yapıldığını, takip konusu alacağın gerçek olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; hacze konu menkulün borçlu şirketin demirbaş listesinde yer aldığını, borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı borçlu, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu şirketle davacı 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğu, dava konusu makinenin davalı borçlu şirket tarafından 04.11.2013 tarihinde ...'dan satın alınmış olarak gider pusulası düzenlendiği, şirketin demirbaş hesabına kaydedildiği ve vergisinin ödendiği tespitini içeren bilirkişi raporu ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2751 Esas, 2018/939 Karar sayılı istinaf incelemesi sonucu kesinleşen istihkak konusu makinenin davalı borçluya ait olduğuna ilişkin tespiti içeren karar birlikte değerlendirildiğinde, istihkak iddiasına konu makinenin davalı borçlu şirkete ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, mahcuzun müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile müvekkili arasında organik bağ olmadığını, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2751 Esas sayılı kararında dava konusu makinenin ...'dan alınarak borçlu şirkete verilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde makine bedelinin 65.000 TL'nin ödenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine de ... tarafından seçimlik hak kullanılarak makine bedelinin depo edildiğini, müvekkili şirketinde makineyi ...'dan devraldığını, artık borçlunun mülkiyetinden bahsetmenin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, alacaklı ile borçlu arasında muvazaalı ilişkinin araştırılmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz mahallinin borçluya ait olmadığı, borçlunun eski bir deposu olduğu ancak haciz tarihi itibariyle üçüncü kişinin işletmesinin bulunduğu, haciz mahallinde borçluya ait her hangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bunun aksine üçüncü kişinin vergi levhası ve kayıtlarının bulunduğu, bu doğrultuda mülkiyet karinesinin borçlu lehine olmadığı, ispat yükünün de davacı da değil davalı taraf üzerinde olduğu anlaşıldığından, mahkemenin aksi yöndeki tespiti isabetli olmadığı,
davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağın bulunduğu belirtilmekte ise de, davalı alacaklı tarafın, davacı üçüncü kişi ile davalı borçlu arasında muvazaa olduğu yönünde bir iddiası bulunmadığı için bu hususta bir araştırma ve tespit yapılamayacağı gibi, bu yönde oluşan kanaat olsa dahi hükme esas alınamayacağı, taşınır malın satışı ve zilyetliğin tesliminin üçüncü kişiye yapılmış olması, ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararın üçüncü kişiyi bağlayıcı niteliğinin bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ilişki ve organik bağ olduğunu, dava konusu makinenin borçlu şirket tarafından 04.11.2013 tarihinde satın alındığı gider pusulasının şirketin demirbaş hesabına kaydedildiği, vergisinin ödendiği, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/ 2751 Esas sayılı kararın dikkate alınmadı gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu 20.10.2015 tarihli haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste veya dayanak belge adresinde yapılmamış, borçlu haciz sırasında hazır bulunmamış, borçlu adına belge ele geçirilmemiştir. Haciz yapılan mahallin borçlu şirketin eski deposu olduğu, borçlu şirketin faaliyet adresinin farklı olduğu, mahcuzun üçüncü kişinin elinde haczedildiğinin kabulü gerekir. Buna göre mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.. Davalı alacaklının dayandığı deliller karinenin aksini ispata yeterli görülmemiştir.
Bu durumda, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 7.429,00 TL onama harcı için peşin alınan 3.795,00 TL harcın mahsubu ile kalan 3.634,00 TL harcın temyiz eden davalıdan tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12039, K. 2023/1930, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama