KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/12450 E., 2023/4288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1865 E., 2022/1628 K.
- Hüküm/karar
- Kabul/Kaldırma/Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/373 E., 2022/645 K.
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde.
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2019 tarih ve 2017/532 E.-2019/488 K. sayılı ilamına dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığını, dayanak ilamla ilgili olarak tehiri icra talepli istinaf incelemesi talebinde bulunulduğunu, mehil vesikası alındığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2019/1949 E. sayılı dosyasında verilen 12.11.2019 tarihli karar ile takibe konu ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesi ile tehiri icra taleplerinin reddine karar verildiğini,
sonrasında icra emrinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1075 E.-2019/1200 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verildiğini, alacaklı vekili tarafından kararın istinaf edildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarih ve 2020/1037 E.-2021/95 K. sayılı kararı ile ilamın kesinleşmesinin gerekmediği yönündeki gerekçeyle yerel mahkeme kararının kaldırıldığını,
bu sırada Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının istinaf incelemesinin yapıldığını ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 05.02.2021 tarih ve 2019/1949 E.-2021/137 K. sayılı kararı ile istinaf incelemesinin reddine Yargıtay yolu açık olarak karar verildiğini, söz konusu kararın taraflarınca tehiri icra talepli olarak temyiz edildiğini ve teminatın dosyaya yatırıldığını,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih ve 2021/1794 E.-2021/12 K. sayılı kararı ile "davanın elatmanın önlenmesi davası olduğu anlaşıldığından taşınmazın aynına ilişkin kararlar kesinleşmeden icraya konulamayacağından icranın geri bırakılması isteminin reddine..." karar verildiğini, bunun üzerine icra müdürlüğünden yatırılan teminatın iadesi ve hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini,
ancak müdürlükçe bu taleplerinin herhangi bir insiyatif kullanılamayacağından bahisle reddedildiğini belirterek Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih ve 2021/1794 E.-2021/12 K. sayılı kararı ve HMK'nın 350/2 maddesi uyarınca ilamlı icra takibinin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını ve teminatın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; aynı icra takibi için açılmış olan Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1075 E.-2019/1200 K. sayılı dosyasının istinaf incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarih ve 2020/1037 E.- 2021/95 K. sayılı kararı ile "takibe dayanak ilam müdahelenin önlenmesi ve ecrimisil istemine iliskin olup ilamda tapu iptal ve tescile iliskin, bir baska anlatımla tasınmazın aynına iliskin bir uyusmazlık bulunmadıgı, bu nedenle takibe konulabilmesi için kesinlesmesi gerekmedigi,
mahkemece bu nedenle sikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz oldugu" gerekçesi ile davanın "kesin olarak reddine" karar verildiğini, söz konusu kesin karardan da anlaşılacağı üzere takibe konu Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/532 E.- 2019/488 K. sayılı kararının kesinleşmeden icraya konulabileceği konusunda açık ve net kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunduğunu,
bu sebeple de davacı tarafça takibe konu ilamın icra takibine konulamayacağına yönelik açılmış olan huzurdaki davanın kesin hüküm ve derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini,Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından dosyanın irdelenmediğini, dosyanın sadece tehiri icra talebi üzerinden değerlendirildiğini, sadece tehiri icra talebi üzerinden verilen Yargıtay kararının emsal teşkil etmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tehir-i icra kararı, dosya kapsamı ve takibe dayanak ilam incelendiğinde kesinleşmeden takibe konulamayacağından takibin iptali talebinin kabulüne, takip iptal edildiğinden tehir-i icra için yatırılan teminatın iadesi talebinde davacının haklı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı ... istinaf dilekçesinde; Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/532 E.- 2019/488 K.sayılı ilamı ile davacının el atmasının önlenmesine ve gayrimenkulden tahliyesine karar verildiğini, takip dayanağı ilamın hüküm kısmından da ilamın kesinleşmesine gerek olmadığının açıkça anlaşılacağını, ayrıca söz konusu kararın icrası için kesinleşmesine gerek bulunmaması, daha önce açılan dava konusunun da aynı icra takibi ile ilgili olması, aynı sebeplerle açılmış olması ve taraflarının da aynı olması gözetildiğinde davanın derderstlik sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, aksi takdirde ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı ... istinaf dilekçesinde; takibe konu mahkeme kararının kesinleşmeden icraya konulabileceğini, mahkemece ilam yanlış yorumlanarak hüküm kurulduğunu, uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olmadığına ve kesinleşmeden icra takibine konu edilebileceğine ilişkin kesin hüküm bulunmasına rağmen mahkemece kesin hükme aykırı aksi yönde karar verildiğini, şikayete ilişkin işbu davada karar verilmeden önce Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/532 E.-2019/488 K. sayılı ilamının da 13.01.2022 tarihinde kesinleştiğini, borçlu tarafından borcun ödendiğini, gayrimenkullerdeki hacizlerin kalktığını ve icra dosyasının kapatıldığını,
takibe konu karar kesinleşmiş ve icra edilmiş olup bu durumda yerel mahkemece şikayetin konusuz kaldığından bahisle reddine karar vermesi gerekirken kesinleşmiş hükme dayanan takibin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; takibe dayanak ilam intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup ilamda tapu iptal ve tescile ilişkin, bir başka anlatımla taşınmazın aynına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmediği, mahkemece bu nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin reddine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; takip konu ilam kesinleşmeden infaz edilemeyeceği iddiasına dayalı takibin iptali istemi ile icra müdürlüğünün teminatın iadesi talebini reddi kararını şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk HMK'nın 350. ve 367/2. maddeleri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2005 tarih 2005/12-534 E.-2005/554 K. sayılı kararı
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12450, K. 2023/4288, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama