İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12473 K.2023/216

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacaklı vekilinin icra müdürlük işlemini şikayeti üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına…

Esas2022/12473Karar2023/216Tarih16 Ocak 2023Okuma6 dk · 1.257 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2022/12473 E., 2023/216 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.257 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacaklı vekilinin icra müdürlük işlemini şikayeti üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulüne yönelik kararı isabetli bulunmakla; borçlu vekilinin istinaf talebinin HMK 353 (1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlu şirkete izafeten ... ve İnş. ...

A.Ş.'ye ödeme emri tebligatı gönderildiğini, tebligatın bila tebliğ iade edildiğini, şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde yer alan adresine ödeme emri tebliğ edilmesi talebi üzerine, icra müdürlüğünce araştırılmaya girişildiğini, bunun üzerine yeniden ilgili şirkete tebligat çıkartılması taleplerinin icra müdürlüğünün 02.04.2019 tarihli kararı ile davalı şirkete gönderilen ödeme emrini bildirir tebligatın, şirket çalışanının dava dışı borçlu şirket ile herhangi bir bağlarının bulunmadığını, evrakın firmaları ile ilgisinin olmadığını tebligat parçası üzerine yazdırarak tebligatı iade ettiği gerekçesiyle reddedildiğini,

tebligatın usulsüzlüğünün icra müdürlüğünce doğrudan doğruya denetlenemeyeceğini, davalı şirkete “İzafeten” husumet yöneltilebileceğini ileri sürerek;ödeme emrinin tebliği yönündeki talebin reddine şeklinde tesis edilen 02.04.2019 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını, borçlu ... Şirketine İzafeten ... ve İnşaat San. A.Ş.'ye ödeme emri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile Al Navitha arasında herhangi bir ortaklık, hissedarlık ilişkisi bulunmadığını, bu hususun ticari sicil kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacı yanın varsayımlardan hareketle Türkiye'de muhatap yaratmaya çalıştığını, müvekkili şirkete usulsüz tebligat yapılmış olup, TK 35 maddesi şartlarının sağlanmadığını, müvekkili şirket ile ... arasında bir acentelik ilişkisi bulunmadığını; taraflar arasında daha evvel bir acentelik ilişkisi kurulduğunu, fakat bu ilişkinin 2010 yılı itibariyle sona erdiğini;

üzerinden yaklaşık on yılı aşkın süre geçtikten sonra acentelik ilişkisinin bulunduğu savından hareketle müvekkili şirkete izafeten takibin yöneltilmesi yahut dava açılmasının mümkün olmadığını; zaten davacı tarafından da dilekçede belirtildiği üzere bir kısım kurumlara gönderilen yazılar üzerine ilgili kurumlar tarafından verilen cevaplardan da görüldüğü üzere taraflar arasında yani müvekkili şirket ile Libya'daki şirket arasında bir acentelik ilişkisinin bulunmadığının bildirildiğini, mevcut bilgi ve belgelere göre davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/165 Esas, 2020/ 515 Karar sayılı kararıyla; dava dışı şirkete izafeten davalı şirkete karşı icra takibi başlatılıp başlatılmayacağı, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında acentelik ilişkisi gibi bir bağın olup olmadığı ile davalı şirketin sorumluluğuna gidilip gidilmeyeceği ancak icra takibine itiraz edilmesi ya da şikayette bulunulması durumunda; yapılacak yargılama sonunda mahkemece tespit edilip karar verilebilecek hususlardan olup,davalı şirket çalışanının, dava dışı şirket ile herhangi bir bağlarının olmadığını beyan ederek tebligatı iade etmesi üzerine;

posta memurunun tebligatı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine uygun şekilde muhtara bırakması gerekir iken; bu eksikliği gidermeyen icra müdürlüğünce, iade edilen tebligatın bu defa da davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresine çıkarılması yönündeki talebin reddedilmesi, davalı şirket çalışanının beyanlarının icra müdürlüğünce esas alındığını göstermektedir ki; icra müdürlüğünün, ilamsız icra takibinde böylesi bir tespitte bulunma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, dosyamız davalısına ödeme emrinin tebliği yönündeki talebin reddine şeklinde tesis edilen 02.04.2019 tarihli kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2020/ 2437 Esas, 2021/ 2290 Karar sayılı kararıyla; Her ne kadar icra müdürünün tebligatın usulsüzlüğüne karar verme yetkisi yok ise de; borçlu adına izafeten davalı şirkete çıkartılan tebligata verilen meşruhata göre, davalıya izafeten takip yöneltip yöneltilmeyeceğine dair bilgi ve belgeleri talep etme ve bunları araştırma görevi olduğu, hal böyle olunca 02.04.2019 tarihli müdürlük kararının yasal ve yerinde olduğu, ilk derece mahkemesinin bunun aksine şikayetin kabulüne ilişkin kararının isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin HMK 353(1)-b/3 maddesi gereğince esastan kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, Şikayetin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dava dışı borçlu şirkete izafeten davalı şirkete karşı icra takibi başlatılıp başlatılmayacağı, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirket arasında acentelik ilişkisi gibi bir bağın olup olmadığı ile davalı şirketin sorumluluğuna gidilip gidilmeyeceği ancak icra takibine itiraz edilmesi ya da takibe karşı icra mahkemesi nezdinde şikayette bulunulması durumunda yapılacak yargılama sonunda mahkemece tespit edilip karar verilebilecek hususlardan olup icra müdürlüğünün borçluya izafeten takip talebi ve ödeme emrinde yer alan davalı şirkete ödeme emri tebligatı çıkarılması hususunda bir takdir hakkı bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece

Mahkemesinin şikayetin kabulüne yönelik kararı yerinde olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz görülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal gerekçesi bozma ilamında da gösterildiği üzere icra müdürlüğünün borçluya izafeten takip talebi ve ödeme emrinde yer alan davalı şirkete ödeme emri tebligatı çıkarılması hususunda takdir hakkı bulunmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin şikayetin kabulüne yönelik kararı isabetli bulunarak davalının istinaf talebinin HMK 353 (1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde.

Bozma kararı ve Bölge Adliye kararının aksine İcra Müdürlüğünün borçlu adına izafeten davalı müvekkiline çıkartılan tebligata verilen meşruhata göre, davalı şirkete izafeten takip yöneltip yöneltilmeyeceğine dair bilgi ve belgeleri talep etme ve bunları araştırma görevi bulunduğunu, hiçbir zaman dava dışı borçlu ...’nun irtibat ofisi veya acentesi olmadığını, dosyada davalı müvekkilini takip tarihi itibariyle borçlu Libya uyruklu şirketin acentası olduğuna ve acentelik ilişkisinin devam ettiğine dair hiçbir bilgi ve belgeye, mahkeme kararına rastlanmadığının İstinaf kararı ile de sabit olduğunu,

acentelik ilişkisinin kurulabilmesi için sürekliliğin olması ve o işi meslek edinmiş olmak gerektiğini fakat müvekkil şirketin Türk mevzuatına göre Türkiye’de kurulmuş ve inşaat işleriyle alakadar olan bağımsız bir tüzel kişilik olduğunu, borçlu ... ile aralarında süreklilik arz eden şekilde ilişki olmadığı gibi müvekkil şirketin bu işleri hiçbir zaman meslek de edinmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün borçluya izafeten takip talebi ve ödeme emrinde yer alan davalı şirkete ödeme emri tebligatı çıkarılması hususunda bir takdir hakkı bulunmadığından 02.04.2019 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

İİK'nın 16. maddesi

3. Değerlendirme 1.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verild

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12473, K. 2023/216, 16 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12473
Karar No
2023/216
Tarih
16 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12474 K.2023/135
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12476 K.2023/329
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12477 K.2023/327
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12479 K.2023/134
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12480 K.2023/38
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/12481 K.2023/45

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.