KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/13045 E., 2023/412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/338 E., 2022/2275 K.
- Dava tarihi
- 11.08.2021
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Gökçeada İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/21 E., 2021/26 K.
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile davacının ihale bedeli olan 90.250,00 TL'nin %10'luk tutarında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; satış kararında satışa çıkarılacak mal ilanının bir gazetede yayımlanmak suretiyle yapılmasına karar verilmesine karşın satış ilanının sadece adliye divanhanesinde asılmak suretiyle yapıldığını, aynı satış kararında Belediye Başkanlığı’ndan bir tellal istenmesine karar verilmesine karşın satışta tellalin bulunmadığını, kıymet takdir raporunun hiç tebliğe çıkarılmadığını, müvekkili ve diğer ilgililerin kanuni itiraz haklarının zedelendiğini, satış ilanının tebliğinin de müvekkilinin Mernis adresine yapılmadığını, tebligatın usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; kıymet takdir raporunun ilgililere tebliğ edildiğini, icra müdürü tarafından gazete ilanı yapılmamasının ihaleye katılımı etkilemediğini, aracın ihalede Tekirdağ'dan alıcı bulduğunu, ihaleye farklı illerden katılım olduğunu, e-portal üzerinden yapılan ilanla ihalenin geniş kitlelere ulaştığını, ihalenin feshi için ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğini, gerçekleştirilen ihalenin tamamen borçlu menfaatine olduğunu, ihalede hazır bulunan tellalın imzasının sonradan tamamlanabileceğini, borçlunun anahtar ve şase numarasını gizlediğini, malın değerini azaltıcı her şeyi yaptığını,
alacağın sürüncemede bırakıldığını belirterek, davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10'u oranında adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK 134/8 hükmüne göre ihalenin feshini isteyen ilgilinin menfaatlerinin muhtel olduğunu yani zararının bulunduğunun ispat etmesi gerektiğini, davaya konu ihale satış kararında her ne kadar gazete ilan kararı alınmışsa da, salt ilanın yapılmamasının doğrudan ihalenin feshi sebebi sayılamayacağını, 1. açık arttırma tutanağı incelendiğinde 6 farklı teklif verenin olduğundan ihaleye yeterli katılımın sağlandığını, dorsenin 90.250,00 TL'ye ihale edildiği, muhammen bedelin 118.000,00 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedele yakın olduğu,
yazılanlara göre ihalenin feshini isteyen davacı borçlunun menfaatinin muhtel olmadığı, ayrıca yukarıda yazıldığı üzere icra müdür vekili ve tellalın beyanlarına göre ihaleye tellalın katıldığını, tutanakta imzasının bulunmamasının giderilebilir eksiklik olduğundan ihalenin feshini gerektirmeyeceğinden bahisle davanın reddine, işin esasına girilerek karar verildiğinden İİK 134/2 maddesine göre davacının ihale bedelinin %10'u tutarında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu, satış kararında ilanın bir gazetede yayınlattırılmak suretiyle yapılmasına karar veren icra memurunun kararının ifasını gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, kanunen zorunlu olan tellal görevlendirilmesinin icra memurluğunca yapılmadığını, tebliğe çıkarılmamış bir kıymet takdiri hala kesinleşmemiş olacağından bu rapora dayanarak yapılan satışın da hukuken bir geçerliliği olamayacağını, satış ilanının tebliğinin de müvekkilinin mernis adresine yapılmadığını, mahkemenin,
satış ilanının tebliğinin Tebligat Kanununa aykırılığına dair iddialarını yargılamada dikkate almadığını ve araştırmadığını, satışa konu aracın değeri 118.000 TL iken ihale bedelinin 90.250 TL olduğunu, aracın değeri dikkate alındığında haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gökçeada İcra Müdürlüğü’nce alınan 29.06.2021 tarihli satış kararının 2. maddesinde, satışa çıkarılacak mal ilanının, ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmak ve bir gazetede yayınlattırmak suretiyle yapılmasına karar verildiğini, her ne kadar satış kararında satış ilanının bir gazetede yayınlanmasına karar verilmiş ve ilan edilmemiş ise de;
yapılan ihalenin menkul ihalesi olması da gözetildiğinde, bu hususun tek başına ihalenin feshine sebebiyet vermeyeceğini, ihaleye yeterli katılımın da sağlandığının açık olduğunu, davacı tarafça, uyuşmazlık konusu ihalede tellal görevlendirilmediği, bu nedenle ihalenin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de;
icra müdürlüğünce, 05.08.2021 tarihli tutanak ile Kerem Güneş'in tellal olarak görevlendirildiği belirtilerek tellala ücret takdir edildiğinin anlaşıldığını, ayrıca, yargılama aşamasında mahkemece ihaleyi yapan icra müdür vekili ve tellal olarak görev aldığı belirtilen kişinin tanık olarak dinlendiğini, söz konusu beyanlarda da "tellalın ihaleye katıldığı,
ancak sehven tutanakta imzasının alınmadığı" ifade edildiğinden ve bu durumun tamamlanabilir bir eksiklik olduğu anlaşıldığından ileri sürülen bu hususunda yerinde olmadığını re'sen yapılan incelemede de ihalenin feshini gerektirir bir husus olmadığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi, aynı Yasa'nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddesi.
3. Değerlendirme 1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re'sen yapılan değerlendirmede;
İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
"İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder." hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re'sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK'na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
"134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir." hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 12.10.2022 tarih ve 2022/338 E. - 2022/2275 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
Gökçeada İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.10.2021 tarih ve 2021/21 E. - 2021/26 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan "%10’luk" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13045, K. 2023/412, 24 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama