KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/1521 E., 2022/8307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların, yetkiye ve borca itirazlarını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesi’nce tüm itirazların reddine karar verildiği, muteriz borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf talebinin esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 776/1-e maddesi gereğince, bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur. Lehtar, gerçek veya tüzel kişi olarak bonoda gösterilmez ise dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-e maddesinde öngörülen koşulları taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılması mümkün değildir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, tüzel kişi olan lehtarın unvanının eksik olarak bonoda ifade edilmesi ve lehtarın hükmi şahsiyetinin bulunduğunun ciro şerhinden anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan kuralın tamamlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu ilke Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2001 tarih ve 2001/11-199 E., 2011/244 K. sayılı kararında da vurgulanmaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı 200.000,00 TL bedelli, 25.7.2019 düzenleme, 25.9.2019 vade tarihli senedin lehtar hanesinde “ ... Ort.” yazılı olup ... ortaklığının tüzel kişiliğinin bulunmadığı, Dairemiz’in 30.6.2022 tarihli eksiklik talep yazısı gereğince mahkemece gönderilen senet aslının incelenmesi sonucunda, senedin arkasında da ciro yolu ile bu eksikliğin tamamlanmadığı görülmektedir. Bu durumda; takip konusu senedin lehtar hanesinde yazılı tüzel kişiliği olmayan, bu nedenle hak sahibi olabilmesi ve borç altına girebilmesine olanak bulunmayan adi şirket lehine düzenlenmiş senedin kambiyo senedi vasfı yoktur.
O halde; İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re'sen araştırılmak zorunda olup, İlk Derece Mahkemesi’nce İİK'nun 170/a maddesi uyarınca muteriz borçlular yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nce de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/1521, K. 2022/8307, 15 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama