KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/2404 E., 2022/10005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte; borçlunun, takip konusu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptali ile tazminata hükmedilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine hükmedildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce alacaklı vekilinin duruşmadaki beyanı ile senedin teminat amacıyla verildiğini ikrar ettiğinden bahisle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulüne, kararın kaldırılmasına,davanın kabulü ile İİK 168/a-5 maddesi gereğince icra takibinin borçlu yönünden durdurulmasına ve tazminata hükmedildiği görülmektedir.
Borçlunun başvurusu, İİK'nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup; anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, takibe konu senedin, teminat olarak verildiğinden bahisle borçlunun itirazı kabul edildiğine ve dolayısıyla borca itirazın esasına girilmediğine göre; yukarıda değinilen İİK'nun 169/a-6. maddesinin açık hükmü gereğince, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2404, K. 2022/10005, 10 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama