KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/2418 E., 2022/10296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinin kesinleşmesinden sonraki devrede borçlu, dosyaya yaptığı ödemelerden sonra alacaklıya 68.791,88 TL borcunun kaldığını ileri sürerek 22.03.2019 tarihinde dosya hesabı yapılması için icra müdürlüğünden talepte bulunduğunu, ancak dava tarihi itibariyle halen hesap yapılmadığını, mahkemece bilirkişi tayin edilerek dosya hesabının yapılmasına karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince alınan rapor doğrultusunda şikayetin kabulüne, 05.08.2008 takip tarihinden 06.05.2019 tarihine kadar hesaplanan alacağın 1.278.952,18 TL. olduğunun tespitine karar verildiği,
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kudulduğu görülmektedir.
İİK.'nun 17. maddesinin 1. fıkrası gereğince ''Şikayet icra mahkemesince kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; ''Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.''
Anılan yasal düzenleme uyarınca, icra mahkemesi, tespit mahkemesi olmayıp, icra müdürünün yerine geçerek müdürün yapması gereken işlemi kendisi tesis edemez. Bir başka ifadeyle, icra mahkemesi icra müdürünün yapmadığı işi kendisi onun yerine yapamaz veya icra müdürünün vermediği kararı kendisi onun yerine veremez.
Somut olayda borçlunun icra mahkemesine başvurusu icra müdürlüğü tarafından dosya hesabı yapılmadığına ilişkin olup, icra mahkemesince yapılması gereken iş İİK'nun 17. maddesi uyarınca dosya hesabının icra müdürlüğünce yapılmasına karar vermekten ibarettir.
Ancak şikayet tarihinden sonra 06.05.2019 tarihinde dosya hesabı yapılması ile esasen şikayet konusuz kalmıştır. Borçlunun 06.05.2019 tarihli dosya hesabına şikayet hakkı baki olup mahkemece bu hesaba yönelik borçlunun şikayeti olmadan inceleme yaparak hesabın düzeltilmesine karar verilmesi mümkün değildir.
Kabule göre de ; şikayet tarihinden sonra düzenlenen dosya hesabında bakiye borç miktarı 1.267.783,84 TL olup, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 02/10/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibarla toplam borç miktarının 1.278.952,18 TL olacak şekilde tespitine karar verildiği görülmektedir. Buna göre, başvuru yapan borçlunun aleyhine olacak şekilde, icra müdürlüğünce hesaplanan borç miktarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktardan düşük olduğu nazara alınmaksızın bu miktarın üzerine çıkılmak suretiyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece şikayet tarihinden sonra icra müdürlüğü tarafından dosya hesabı yapıldığı gerekçesi ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/2418, K. 2022/10296, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama