İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/3676 K.2022/4114

Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 30/10/2020 tarihli ve 2020/32 esas, 2020/47 sayılı kararına karşı…

Esas2022/3676Karar2022/4114Tarih29 Mart 2022Okuma9 dk · 1.805 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2022/3676 E., 2022/4114 K.

Karar tarihi
29 Mart 2022
İtiraz edilen karar
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08/02/2022 tarihli ve 2022/1270 Esas, 2022/1342 Karar sayılı kararı.
İtiraz eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.805 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Konunun anlatımı

Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 30/10/2020 tarihli ve 2020/32 esas, 2020/47 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2021 tarihli ve 2021/4 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 26/11/2021 gün ve 94660652-105-35-11335-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2022 gün ve KYB- 2021/152334 sayılı ihbarnamesi ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 08/02/2022 gün ve 2022/1270 esas, 2022/1342 sayılı kararı ile,“Dosya kapsamına göre, ... İcra Ceza Mahkemesince nafaka hükümlerine uymamak suçundan, yokluğunda yapılan yargılama sonucunda sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince, sorgusu yapılıp savunması saptanmadan sanığın mahkûmiyetine karar verilemeyeceği nazara alındığında, somut olayda, Mahkemesince sanığa 5271 sayılı Kanun'un 145 ve 2004 sayılı Kanun'un 349. maddeleri uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye tebliğ edilmediği cihetle,

sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2021 tarihli ve 2021/4 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine" karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, 12. Hukuk Dairesinin anılan kararına karşı aşağıda açıklanacak nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.

İTİRAZ NEDENLERİ

İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Kanuna aykırı olduğundan bahseden ihbarname içeriği yerinde görülerek kanun yararına bozulması halinde, bozmanın 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesine göre yapılıp yapılmayacağına, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca mı, yoksa aynı fıkranın (d) bendi uyarınca mı işlem yapılması gerektiğinin belirlenmesine, bozma nedeni "savunma hakkını kısıtlanması" sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması durumunda Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gerekli kararın doğrudan verilip verilemeyeceğine ilişkindir.

Uyuşmazlığın isabetli bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle "kanun yararına bozma" kanun yolu, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri konularının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

1412 sayılı CMUK'da “yazılı emir”, öğretide ise “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan bu olağanüstü kanun yolu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 ve 310. maddelerinde “kanun yararına bozma” olarak yeniden düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen ... Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi durumunda karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmemesi halinde ise istem reddedilecektir.

Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hâkim ya da mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve kişiler açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır.

Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak maddenin dördüncü fıkrasında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Buna göre bozma nedenleri; 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309. maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma neticesinde yeniden karar verilecektir. Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığından verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne ya da savunma hakkını kısıtlama veya tamamen kaldırma sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması durumunda, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.

Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulması halinde ise, aynı fıkranın (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle yasa yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.

Aynı kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi durumunda cezanın kaldırılmasına, daha hafif cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gerekli kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.

Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün kanun yararına bozulmasının, ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hakim veya mahkemede yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hallerde Yargıtayın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken “karar” ve “hüküm” ayrımı gözetilmiş, ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.

26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise; “... Bakanının uygulamadaki hatalardan başka esas ve hükme etkili olan usul hatalarından dolayı da yazılı emir vermeye yetkili olduğu, yazılı emir üzerine bozulan mahkeme hükmünün davanın esasını hallettiği surette yargılamanın tekrarlanmaması, davanın esasını halletmediği surette yargılamanın tekrarlanması gerektiği”, yine 03.06.1936 gün ve 129/11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise; “mahkûmiyet ve beraat kararı ile zamanaşımı, af ve davadan vazgeçme gibi düşme sebeplerine dayanılarak verilen kararların davanın esasını halleden kararlardan olduğu” belirtilerek, “yargılamanın tekrarlanması yasağı”nın sınırları belirlenmiştir.

1412 sayılı CMUK’nun 343. maddesi ve bu maddenin uygulanma koşullarını belirten 26.10.1932 gün ve 29/12, 03.06.1936 gün ve 129/11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca, davanın esasını çözen kararların bozulması halinde, bozma nedenleri yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın, yargılamanın tekrarlanması yasaklanarak,

Yargıtayca verilebilecek kararlar, cezanın çektirilmemesi veya daha az cezaya hükmedilmesi ile sınırlandırılmış ise de, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesinde farklı bir düzenlemeye dönülmekte ve davanın esasını çözen kararların kanun yararına bozulması halinde, bozma nedenlerinin, davanın esasını çözmeyen veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde, anılan İBK’nın öngördüğü yeniden yargılama yasağı kaldırılmak suretiyle, kararı veren hakim veya mahkemece, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olmamak koşuluyla,

yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm veya kararın verilmesi usulü öngörülmüş bulunmaktadır.

Öte yandan, mahkûmiyet hükümlerindeki hangi hukuka aykırılıkların "davanın esasını çözmeyen" yönüne ilişkin olduklarının incelenmesinde fayda bulunmaktadır.

Mahkûmiyet hükmünün, davanın esasını çözmeyen yönüne ilişkin hukuka aykırılıklar, savunma hakkının kaldırılması veya kısıtlanması sonucunu doğuran usuli işlemler dışında kalan, davanın esasını çözümleyen yönüne (cezanın kaldırılmasına-daha hafif ceza tayinine) ilişkin olmayan hukuka aykırılıklardır. Hükmün 5271 sayılı CMK'nun 34, 230, 232 ve 289/1-g maddelerine aykırı olarak gerekçeyi içermemesi, görevsiz mahkemece hüküm verilmesi bu hukuka aykırılıklara örnek gösterilebilir.

Yine yargılama, iddia ve savunma makamlarından oluşan muhakeme süjelerinin ortaklaşa faaliyeti ile gerçekleştirilir.

Bunun doğal sonucu olarak, yargılama makamında bulunması gereken bir yargıcın yerine, yargılamanın bu niteliklere ve sıfata sahip olmayan bir kimsenin katılımıyla gerçekleştirilmesi ya da Cumhuriyet savcılarının hazır bulunması suretiyle yürütülmesi zorunlu bulunan ceza yargılamasının, Cumhuriyet savcısı katılmaksızın yürütülmesi, ön ödeme işlemi yapılmaksızın veya hakimin reddi istemi karara bağlanmadan hüküm verilmesi gibi haller, davanın esasını çözmeyen yönüne ilişkin hukuka aykırılıklardır.

Bu nedenlerle mahkûmiyet hükmü yasa yararına bozulduğunda yerel mahkemede yeniden yargılama yapılacaktır. (A. Aydın Kuyucu, Açıklamalı ve İçtihatlı Ceza Yargılaması Hukukunda Kanun Yararına Bozma, Genişletilmiş ve Güncellenmiş 2. Baskı, ... Yayınevi, Ankara, 2012, s. 173) Ayrıca, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/7/2007 gün ve 2007/145-172 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ...

Bakanlığı tarafından ihbar edilen kanuna aykırılıklar dışında Yüksek Dairece tespit edilen hukuka aykırılıklar yönünden, kanun yararına bozma başvurusu yapılması için ihbarda bulunulması veya bu aşamada kanun yararına bozma talebinin reddedilmesi gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesine göre Yargıtay Ceza Dairesi, kanun yararına bozma ihbarnamesinde ileri sürülen nedenlerle bağlıdır.

Yüksek Daire tarafından saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri (Hâkimliğin eksik incelemeye dayalı karar verdiği yönündeki) ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma konusu yapılmadığından, kanun yararına bozma kanun yolunun niteliği gereği tespit edilen yeni aykırılık Yüksek Dairece resen giderilemeyecektir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; İhbarnamede, " Mahkemesince sanığa 5271 sayılı Kanun'un 145 ve 2004 sayılı Kanun'un 349. maddeleri uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye tebliğ edilmediği cihetle, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " gerekçesiyle kanun yararına bozma talep edilmiş ve Dairece ihbarname içeriği yerinde görülmüştür.

Bozma nedeni savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkindir. Bu aykırılık, CMK’nın 309/4-b maddesi kapsamında kalmaktadır. Anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hakim veya mahkemece yeniden yargılama yapılarak hüküm verilecek ancak bu halde verilen hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını veya daha hafif cezanın verilmesini gerektiren bir hal olmadığından (ileri sürülen nedenlerle bağlılık kuralı gereği, cezanın kaldırılması veya daha hafif bir ceza verilmesini gerektiren başka bir durum Bakanlıkça kanun yararına bozma konusu da edilmediğinden) Yargıtay ceza dairesince CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca cezanın kaldırılmasına yönelik doğrudan hüküm kurulamayacaktır.

Bu itibarla, ... İcra Ceza Mahkemesinin 30/10/2020 gün ve 2020/32 esas, 2020/47 sayılı kararına itiraz üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2021 tarihli ve 2021/4 değişik iş sayılı kararının Özel Dairece CMK'nın 309.maddesi uyarınca bozulmasına, CMK’nin 309/4-b maddesi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca "sanık hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına" şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan gerekçelerle; 1) Yüksek Dairenizin, 08/02/2022 tarih ve 2022/1270 esas, 2022/1342 karar sayılı İLAMININ KALDIRILMASI, 2)... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2021 tarihli ve 2021/4 değişik iş sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına, CMK'nın 309/4-b maddesi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına karar verilmesi, 3) Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi uyarınca itirazen arz ve talep olunur. İsteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/03/2022 tarih ve 2021/152334 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın KABULÜNE; 2-Dairemizin 08/02/2022 tarihli ve 2022/1270 Esas, 2022/1342 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2021 tarihli ve 2021/4 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 29/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/3676, K. 2022/4114, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konunun anlatımı
  4. İtiraz Nedenleri
  5. Sonuç Ve İstem
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3676
Karar No
2022/4114
Tarih
29 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/3687 K.2022/3518
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/3688 K.2022/3519
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/3688 K.2022/3930
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/3689 K.2022/3520
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/3693 K.2022/3521
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3698 K.2022/4551

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.